Messi milli takim tercihini Türkiye’den yana kullandı!

Euro 2016’nın başlamasına çok az bir zaman kaldı.

Milli Takım’ın 23 kişilik kadrosu açıklandı. Kadroda, turnuvanın en genç üçüncü oyuncusu olacak, 1997 doğumlu Emre Mor sürprizi Fatih Terim’den geldi.

Karadağ ile yaptığımız hazırlık maçının ikinci yarısında, Danimarka doğumlu, gurbetçi oyuncu Emre Mor oyuna girdi. 18 yaşındaki genç oyuncu sürati, tekniği ve hırsı ile dikkati çekti. Özgüveni yüksek, inisiyatif almak isteyen bir oyuncu. Topla her oynadığında tribünlerin ayağa kalkıp destek olması futbol seyircisinin sevdiği bir oyun tarzı olduğunun adeta göstergesiydi. İleride çok büyük yıldız olabilecek kumaş ve potansiyele sahip. Mesut Özil’den sonra yaş tahtaya basmak istemeyen Milli Takım yetkililerini tebrik ediyorum.

Fatih Terim’in Emre Boz’u Milli Takım’a alması bana hiç sürpriz olmadı. Çünkü Fatih Hoca’nın kreatif, daha doğrusu onun tabiri ile sıradışı oyuncuları sevdiğini hepimiz biliriz. Bir ara Galatasaray’ın başındayken Karabüklü Lua Lua’yi bile transfer etmek istemesine bizzat şahit olmuştum.

Gelelim şimdi futbolun gerçeklerine. Özgür Koca hocamızın son yazısında belirttiği gibi “ama bilmediğiniz şeyler var” demiyeceğim tabi ki! Sadece bazı gerçekleri hatırlatmak istiyorum.

Aslında futbol artık bizim bildiğimiz futbol değil. A’dan Z’ye çok çabuk ve hızlı değişen bir spor dalı. Maalesef Türk futbol kamuoyu ve yorumcularının büyük bölümü dolayısıyla Türk futbol seyircisinin büyük bölümü bunun gerisinde kalınca bakış açıları en iyi tabirle eksik kalıyor.

Peki nedir bu değişim? En büyük değişim futbolcuların saha içindeki rolleri. Bu roller top ayağındayken, top ayağında olan oyuncuya yardım ederken veya toptan uzak pozisyon alırken ofansif roller olduğu gibi, top rakipteyken pres yapma, alan kapatma ve takım balansı gibi teknik ve taktik defansif roller de olabiliyor.

İyi bir oyuncu artık doğru yer ve zamanda, doğru rolü üzerine alıp onun hakkını vermesi ile tanımlanıyor. İyi bir oyuncunun bu rolleri yerine getirebilmesi için futbol zekasına ihtiyacı var. İyi bir oyuncu futbol zekasını kullanabilmesi için beyninde yeterince oksijene ihtiyaç duyar. O oksijen yeterliliğinin sağlanması ve korunması için çok iyi fizik kondisyona ihtiyaç vardır.  Sürekli oyunda olan, fuleli ve arayış içinde olan oyuncular fiziksel açıdan çabuk düşer ve doğru tercihlerde bulunmakta zorlanırlar.

Zamanla, tecrübeyle, ne zaman dinlenip ne zaman oyun içinde olacaklarına karar verirler. Emre Mor da zaman içerisinde Robben de olabilir Sertan’dan öteye de geçemeyebilir. Bu kadar erken iken, daha sadece 45 dakika seyretmişken basında, halk arasında Türk Messi diye Emre’den bahsedilmesi inanın kimseye fayda getirmez.

Kerim Frei için zamanında yazılanlara bakın. Bruma için söylenenlere bakın. Muhammed için harcanan gazete sayfalarına bakın, Aydın için tükettiğimiz ümitlere bakın. Bu çocuğa da yazık etmeyin. Profesyonelliğe erken atılan oyuncuların eğitimlerinin yarım kaldığını  ve yeterince eğitim almamış oyuncuların gelişimlerinin yavaş ilerlediği bilinen bir gerçek.

Şimdi Emre Mor’un gerek basın, gerek seyirci, gerekse antrenörleri vasıtasıyla yukarılara çıkan egolarını ben biraz onun iyiliği için aşağılara çekeyim. Madem bir oyuncu A Milli Takım’a seçildi ve bizim Avrupa Şampiyonası kadromuzda olacak, yaşına bakmadan eleştirilerimi yaparım.

Özellikle final paslarının tamamında seçtiği tercihler doğru olsa da, aklındakileri uygulamada eksik kaldı. Ulaştırmak istediği pasların çoğu yerini bulmadı. Takımıyla koordinasyonu, ilk defa oynamasının verdiği uyuşmazlıkla iyi değildi. Çıkardığı bir kaç şutta, ağır çekimde izlerseniz kaleye hiç bakmadığı, kalecinin pozisyonuna dikkat etmediği görülüyor. Gereksiz çok faul yaparak, baskı kurduğumuz dakikalarda rakibin dinlenip defans balansını düzeltmelerine sebep oldu. Kombinasyon oyunlarından çok kendi başına bir şeyler üretmek her zaman ilk tercihi oldu ancak bu da takım temposunu ve takım arkadaşlarının oyun içerisinde kalmasını engelledi.

Daha bir çok şey sayabilirim ama bir oyuncuyu 45 dakikada göklere çıkarmak, Messi yapmak ne derece yanlış ise fazla eleştirmek de o kadar doğru değil. Her şeyi tadında bırakmak lazım. Bu genç oyuncu umarım Milli Takımımız’a uzun süre hizmet eder. Yoksa Türk spor kamuoyu bir gün Messi, öteki gün  sıradan bir oyuncu yapar adamı.

Yorum Yaz

1 Yorum

  1. Pasha Haziran 1, 19:53

    Bence basini da fazla suclamamak lazim, haber degeri olan herseyi basin yazar ve cizer. Ama eger oyuncunun is ahlaki varsa o zaman sorun yok. Sadece futbol degil hangi meslek dalinda olursa olsun eger kisi yaptigi isi hakkiyla yapiyorsa muhakkakki hak ettihi yere geliyor. Yoksa saydiginiz yildiz adaylari ne ettiyse kendilerine ettiler, demek ki is ahlaklari ve karakterleri yetenekleriyle uyusmadi.

    Bu yoruma cevap yaz
Yorumları Gör

Yorum Yaz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.
İşaretlenen alanların doldurulması gereklidir*

FACEBOOK