Portekiz kupayı Türkiye primi kaptı

Avrupa Futbol Şampiyonası evsahibi Fransa ile Portekiz arasında oynanan final müsabakası ile sona erdi.

Turnuvayı uzatma dakikalarında bulduğu gol ile Portekiz 1-0 kazanarak tarihlerinde ilk kez bu kupayı müzesine götürdü.  Peki Portekiz turnuvanın en iyi takımı olarak mı kupayı kazandı? Veya Portekiz turnuvanın en iyi takımını yenerek mi kupaya uzandı?

Oynadığı toplam 7 maçın 6’sının normal süresini berabere bitiren, gruptan üç beraberlik ile üçüncü olarak çıkan bir takım turnuvanın en iyi takımı zaten olamazdı. Rakibi Fransa da ev sahibi torpili ile finallere gelmişti zaten. O halde Portekiz haketmediği kupayı iade mi edecek?

Neticede Portekiz şampiyon oldu ve kasasına yaklaşık 26 milyon Euro koydu. Bunun sadece 7 milyon Euro’sunu prim olarak dağıttı. Türkiye grupta aldığı bir galibiyet ile beraber kasasına 9 milyon Euro koydu ancak toplam 8 milyon Euro prim dağıttı.

Türk Milli Takım oyuncuları bu primi hakketti mi? Cevap bile vermeye gerek yok. Portekiz’in hocası Fernando Santos 1 milyon Euro kazanırken Fatih Terim yaklaşık 3.5 milyon Euro kazanıyor. Şimdi bizim futbolcular aldıkları primi iade mi edecekler? Fatih Terim aldığı maaşı iade mi edecek? Bütün bu denklemde söylenecek tek şey; “Ama bizim duble yollarımız var. Osmangazi Köprüsü’nü kıskanan Avrupa!”

Artık ben kendi oyunumu oynarım, rakip kim olursa olsun felsefesi kapanmıştır. Artık rakip kim olursa olsun iyi analiz edip, iyi etüt edip ona göre oynamak gerekiyor. Kendi oyununu oynayan İspanya’nın tartışmasız dünyanın en iyi takımı iken son iki turnuvada yaşadıkları ortada.

Oyunundan taviz vermeyen bir diğer takım Belçika. Benim turnuvanın favorisi olarak gördüğüm Belçika’da hüsran yaşattı hepimize. Ben kendi oyunumu oynarım diyen bir diğer ülke Türkiye. Yüzünüzde bir tebessüm oluştuğunu görür gibiyim . Netice ortada!

Evet, bizim oyunumuz henüz dünya futbol kamuoyunun çözemediği gaz sistemi. Bu da işe yaramadı. O halde bu turnuvanın en dikkat çekici özelliği Old Fasion Antrenör Sistemi’nin çökmesidir.

Portekiz, Galler, İzlanda, İtalya, Polonya başarılarının hepsi mi tesadüf? Bu neticeyi iyi analiz etmek gerekiyor. Artık bir bilim haline dönüşen futbol içinde ki yönetici ve antrenörlerin liyakatlı olanlardan seçilmesi gerekiyor. Yoksa on bir daireyi bir tahtaya sığdırmayı beceremeyen hoca dönemlerini ya kapatmalıyız ya da? Bende ki de ümitsiz bir temenni işte!

Dünkü maçta maça damgasını vuran başka bir başlık  Ronalda idi. Maçın 18. dakikasında üç kere deneyip sahada kalmaya çalışan ancak daha sonra ağlayarak sahayı terk etmek zorunda kalan Ronaldo.

Kariyerinde her şeye ulaşmış Ronaldo’nun en büyük hayali  Portekiz ile beraber büyük bir kupa kazanmak idi. Sahayı ağlayarak terk etti ancak topallayarak saha kenarında adeta yardımcı antrenör gibi yırtındı durdu. Belki o gözyaşlarının hatırına oyundan çıkmasa, belki oyuna giremeyecek olan Eder’in muhteşem golü ile bu kez sevinç gözyaşlarına boğularak kupayı kazandılar.

HER ZAMAN EN İYİLER KAZANMIYOR. BAZEN EN ÇOK  İSTEYEN KAZANIYOR.

TEBRİKLER PORTEKİZ…

Yorum Yaz

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış!

Henüz hiçbir yorum yapılmamış. Ama bu habere ilk yorum yapan siz olabilirsiniz.

Yorum Yaz
Yorumları Gör

Yorum Yaz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.
İşaretlenen alanların doldurulması gereklidir*

FACEBOOK