Ensar Karaman

Gündemi takip eden herkes biliyor; dolayısıyla hadiseyi özetlemeye gerek yok.

Karaman ve Ensar demeniz kafi. Zannederim tarihe de böyle geçecek. Benim bu süreçte şaşırdığım nokta, tank gibi önüne çıkan her şeyi ezen iktidarın propaganda gücü Ensar Vakfı ve Karaman’ı nedense gündemden düşüremedi. Moda tabirle diyeyim gündem değiştiremedi. Bu sonuca ulaşmada meselesinin insani boyutunun katkısı olduğu gibi, bu boyuttan hareketle kamuoyuna açıklama yapmak zorunda kalan Bakan’ından, gazetelere röportaj veren vakıf başkanına, masumiyet karinesini merkeze koyarak yazılar yazan Ahmet Hakan’ından Hayrettin Karaman’a kadar herkesin etkisi var. Eğer onlar da benim gördüğümü görüyorlarsa şimdi büyük ihtimalle “Keşke böyle yapmasaydık” diyorlardır ama bir taraftan da “Bugünün yarını var, tarihe not bırakmak da lazımdı” diye ikilem içinde yaşıyorlardır diye tahmin ediyorum. Nihal Bengisu Karaca’nın çıkışını bundan müstesna tutuyorum.

Ben de bu yazıyı tarihe not düşmek için kaleme alıyorum. Bu iğrenç hadisenin temas edilecek o kadar çok boyutu var ki ama ben sadece bir tek noktaya temas edeceğim. Muhatabım “Kendine Müslüman” tabiriyle ifade edilen hadisenin cereyan ettiği mahal Ensar Vakfı olduğu için korumacı ve kollamacı bir üslupla “yanlış yapan şeytan bile olsa benim tarafımdaysa, o melektir; ” zihniyetine sahip kalemşorlara ve suskun kalan kitlelere.

Zaman gazetesi arşivi sıfırlandığı için –ki bunu Moğolların Bağdat baskınında kütüphaneleri yakmasına benzetenler var nedense!!!-okuyamayacaksınız ama Muta nikâhını savunan ve caiz diyenlere bir teklifim olmuştu o yazımda. Demiştim ki; nikah deyip kendiniz kandırmayın. Kullanım şekline baktığınızda, bu erkeğin cinsel arzusunu tatmin için müracaat ettiği bir yol ve madem ki siz bu muameleye nikah adı verip caiz diyorsunuz; saatlik, günlük, haftalık, aylık ve yıllık nikâhın olabileceğini kabul ediyorsunuz; o zaman sorum şu; babaanne, anneanne, anne, hala, teyze, abla veya kız kardeşinizin muta nikâhı ile bir erkeğin yatağına saatlik, günlük vs. giren insan olmasına razı mısınız? İlerleyen satırlarda cevap beklediğim bu soruyu bir adım daha ileriye götürmüş ve madem bunu kabul ediyorsunuz; o zaman karınızı veya kızınızı muta ile bir erkeğe nikâhlayın. Nikâhlayın da muta nikâhını kabulünüzün samimiyetini görelim.

Aynı mantıkla şimdi de diyorum ki; Karaman’da meydana gelen o iğrenç hadisenin kendi çocuğunuzun başına geldiğini bir tahayyül edin ve ondan sonra konuşun; bakalım konuşabilecek misiniz? Hadisenin üzerini örtecekseniz ondan sonra örtün; bakalım örtebilecek misiniz? Savunacaksanız ondan sonra savunun bakalım savunabilecek misiniz? Yıllardan beri bir iktidar uğruna diyerek dinin içini boşaltan ameliyeleriniz ortada; bari insanlığınızın ve insanlığımızın içini boşaltmayın. Bu milletin bazılarına AKP’liler Müslüman ise ben değilim dedirtti bugüne kadar olan tavırlarınız; bari AKP’liler insanda ben değilim dedirtmeyin bu millete. İnsanlık ya hu!

Başka sözüm yok.

Not: 1-Ensar vakfının Hayretin Karaman ile ilişkisini bilmeyen yoktur dini çevrelerde. Bu hadise de Karaman da cereyan ediyor. Tesadüf mü yoksa kaderin garip bir cilvesi mi acaba?

2-Çocuk istismarına yönelik MHP’nin araştırma komisyonu kurulması için verdiği meclis önergesini AKP önce ret etti, sonra da ortak önerge vs. diyerek kabul etti. Neden acaba bilen var mı? Önceki önergenin alanının çok geniş olduğu ve daraltıldığı mı yoksa ilk önergenin reddinden sonra ‘Bu utanç sana yeter AKP!’ protestosu mu bu davranış değişikliğine yol açtı?

Write a comment

2 Comments

  1. Halit March 26, 20:15

    Allah-u Teala sizlerden razi olsun,insallah.Sorunun kaynaginda siyasiler ve onlarin siyaseti hersey kabul etmeleri yer aliyor.

  2. Erkan April 2, 09:33

    Hocam Kayyım’dan sonra yazılarınız göremeyecegim diye endişeleniyordum. Şimdi burada görmek güzel. Allah yar ve yardımcınız olsun.

Only registered users can comment.