Turgut Özal ve karartma

Her şeyleri yalan. Hangi birini doğrultacaksın? Takip de edemiyor insan. 

Beyinleri uyuşturdu ve kendilerine bağlı zombiler oluşturdular!  

Hitler’in yolundan gidiyorlar.

Bütün cinayetleri kapattılar.  

Turgut Özal’ın vefatındaki şüpheleri de örttüler… 

Fail ise belli! Az kaldı…

“Romayı da onlar yaktı. ” diyecekler.

Paçavralarında; “Özal’ı son gören GATA subayı” diye bir şey uydurmuşlar. İddialarına göre; Rahmetli Turgut Özal’ın öldürülmesinde bu subay şüpheliymiş! Amerika’ya kaçmış! AA, peşine düşmüş!

Allah’tan korkuları yok.

Topluma saygı duymuyorlar.

Akıllarla alay ediyorlar.

Özal, GATA’ya geldiğinde çoktan vefat etmişti, bunu saklıyorlar!

Nöbetçi subay, ne yapacaktı?

Hacettepe’den cenazesi getirilen  cumhurbaşkanının başında sadece nöbet tuttu. 

Bütün yalanların amacı bir yandan hizmet hareketini karalarken diğer yandan gerçeklerin üzerini örtmek!

Hangi gerçekleri?

Alın size adım adım işlenen bir cinayetin anatomisi…

17 Nisan 1993…

Özal, kriz geçirdiğinde Köşk doktoru yanında yoktu. 

İlk müdahale yapılamadı. 

Ambülans tam donanımlı değildi. 

Üçüncü vitese geçemiyordu.

Saniyeler önemliydi. Hasta, Köşk’e en yakın hastaneye değil Hacettepe’ye götürüldü. 

Doktorlara haber verilmedi.

Otopsi yaptırılmadı.

Doku örneği alınmadı. 

Ölüm raporu afaki yazıldı.

GATA’ya sevk edildiğinde çoktan vefat etmişti.

Vücudundan alınan kıl ve kan örnekleri ise sonradan kayboldu.

Abdullah Gül’ün görevlendirdiği Devlet Denetleme Kurulu, ( 2012 ) vefatı araştırdı ve kapsamlı bir rapor hazırladı. Raporda, “cumhurbaşkanının ölümü şüphelidir” dendi. 

Savcılık, delillerin peşine düştü.

Tanıklar dinlendi. Raporlara ulaşıldı.

Köşk’ten hastaneye ciddi iihmaller tespit edildi.

Ölüm sebebi zehirlenme miydi?

19 yıl sonra  mezarın açılmasına karar verildi.

Naaş çürümemişti. 

Adli Tıp Kurumu otopsi sonucuna göre; Vücutta 4 farklı zehir bulunmuştu ve biri suikast zehiri diye bilinen polonyumdu. 

AKP,  Ergenekon ile anlaşınca ilk iş, Özal dosyası gibi önemli dosyaları açan hakim ve savcıların cezalandırılması oldu.

İddianameler rafa kaldırıldı. 

Deliller yok edildi. 

Özal, görevi başında aniden vefat edince Türkiye’nin yönü değişti. 

Faili meçhul cinayetler bir birini izledi. 

Güvenlikçi politikalara geri dönüldü. 

Ardından 28 Şubat ( 1997) post modern darbesi geldi.

Bu  cinayetin ve süreçin neresinde  GATA subayı? 

Hiçbir yerinde… O sadece görevini yaptı. Devlet Denetleme Kurulu’na o gece yaşananları anlattı.

Turgut Özal bir suikaste mi kurban gitti? 

DDK raporu, Adli Tıp otopsi raporu ve Özal iddianamesini okuyanlar için yeterince ipucu  var. Bunları karartma çabaları cinayet şüphesini daha da artırıyor! Bu işin arkasındakiler de deşifre ediliyor.

Yorum Yaz

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış!

Henüz hiçbir yorum yapılmamış. Ama bu habere ilk yorum yapan siz olabilirsiniz.

Yorum Yaz
Yorumları Gör

Yorum Yaz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.
İşaretlenen alanların doldurulması gereklidir*