Helikopterin beynini söken keçilere ne oldu?

Muhsin Yazıcıoğlu 1980 öncesi derin yapılanmaları iyi biliyordu.

12 Eylül’de cezaevinde nefis muhasebesi yaptı, niçin var olduklarını düşündü. MHP ile yollarını ayırıp Nizam-ı Âlem ve Alperen Ocakları’nı kurdu. İslami tonları olan bir gençlik yapılanmasının daha faydalı olacağını düşündü. Bu arada eski ilişkileri sebebi ile pek çok bilgi ve belge kendisine akıyordu. 28 Şubat’ta “Türkiye’yi Suriye yaptırmayacağız” mesajı adrese teslimdi. 

2007 seçimlerine giderken darbe planları ile birlikte siyaset dizayn edilmek istendi. BBP Genel Başkanı, bütün bu süreçte demokrasiden yana tavır koydu. 

Seçim öncesi BBP’ye katılımlar olmuştu. Kamuoyunun yadırgadığı kişiler de vardı. Bunlar partiyi diğerleri ile özellikle DYP ile ittifak yaptırmak istedi. ‘Genç Parti ile yapalım’ diyenler bile oldu. Muhsin Yazıcıoğlu süreci okuyup bağımsız aday olarak girdi.

Mevcut iktidara bir alternatif aranıyordu. AK Parti’den kurtulmanın yolu belli yapılar oluşturmaktan geçiyordu. Bir taraftan CHP’yi güçlendirir, MHP’yi diri tutarken, diğer taraftan da bir çatı partisinin Meclis’e girmesi hesapları yapıldı. Genel Başkan Yazıcıoğlu bu oyunu görüp tek başına aday olunca sonradan gelenlerin tamamı partiden ayrıldı! İlk toplantıda, “Partiye katılımlarla gördük ki olmuyor, biz kendi arkadaşlarımızla yürüyeceğiz bundan böyle. Tarlayı kiminle sürersem onunla biçeceğim.” dedi!

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Abdullah Gül’ü cumhurbaşkanı seçtirmek istemiyorlardı. 367 ortaya atıldı. Gül, destek turlarına çıktığında, Yazıcıoğlu, “Hemen size desteğimi açıklayayım.” dedi. Gül, “Ben tek oyunuza talip değilim, sizin topyekûn ülkeye yayılmış desteğinize talibim.” deyince kurultayda delegelerin de desteğini alarak açıklamasını yaptı. 

2007’de Hrant Dink suikastine Nizam-ı Âlem Ocakları’nın adı karıştırıldı! Dink’i öldüren Ogün Samast, Trabzon Alperen Ocakları’na gidiyordu, ancak kaydı yoktu. 

Cinayeti azmettirmekten yargılanan ve Mc Donalds’ın bombalanması eylemini yapan Yasin Hayal’in de Alperen Ocakları ile ismi anılmıştı. Erhan Tuncel’in Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte fotoğrafı ortaya çıkmıştı. Danıştay cinayetini işleyen Alparslan Arslan ve Zirve Yayınevi katliamı sanıklarından Emre Günaydın için de benzer iddialar ortaya atılmıştı. 

Muhsin Yazıcıoğlu, tam bu sırada “Bizim tarlayı bizden habersiz sürmüşler.” dedi ve tedbirini aldı. Trabzon’a bir heyet göndererek suikastte adı geçenleri araştırdı. Devlet Denetleme Kurulu’na da kopyası verilen bir rapor hazırlattı. O raporda devletin şu sorulara cevaplar bulması isteniyordu: 

“Yasin Hayal, tutuklu iken duruşmalara katılmanın haricinde, herhangi bir sebeple ceza ve tutukevi dışına çıkarılmış mıdır? Çıkarılmış ise, nerelere gönderilmiş, kimlerle karşılaşmıştır? 

Erhan Tuncel muhbir midir, yoksa bir operasyon elamanı mı? Erhan Tuncel’in herhangi bir sosyal güvenlik kurumunda kaydı var mıdır? 

Ogün Samast, Erhan Tuncel ve Yasin Hayal, son iki yıl içerisinde uçakla seyahat etmiş midir? Trabzon’a turist, gazeteci, bilim adamı veya iş adamı olarak gelip konaklayanların, Kimlik Bildirme Kanunu’na göre, sağlıklı bir şekilde kayıtları tutulmuş mudur?” 

AKP’den önce “proje parti ol” teklifi Yazıcıoğlu’na teklif edilmişti! Muhsin Başkan, hükümeti özellikle yolsuzluklar konusunda, “altınızdan pis kokular geliyor” diye eleştiriyordu! 

Yazıcıoğlu, dik duruşu ile her iktidar ve muktedirlerin korkulu rüyasıydı! 25 Mart 2009’da şüpheli helikopter kazasında hayatını kaybetti! Kaza ile ilgili dava dosyası kapatıldı! 

Neye rağmen? 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, DDK’nu görevlendirmiş ve suikast emaresi çarpıcı bulgulara ulaşılmıştı! O günlerde Gül, “Helikopterin beynini keçiler sökmedi ya!” diyecekti!

“Fikrimiz iktidarda olsa zindanda ne işimiz var? 12 Eylülʼle uzlaşma içerisine giren sakat anlayışlar asla ülkücü hareketle bağdaşmaz. Bu tür ifadeler kullananlar da ülkücü hareketi temsil etmez. 12 Eylülʼle hesaplaşmayanlara ülkücü denmez.” sözleri Yazıcıoğluʼna aitti. Yeni bir 12 Eylül rejimi inşası için BBP’yi de payanda yapanlar, Yazıcıoğlu hayatta kalsa bunu başarabilir miydi? 

Sahi o keçilere ne oldu? 

Yorum Yaz

1 Yorum

  1. Mustafa Pekgöz Nisan 10, 00:32

    O keçiler hayatta ve karanlık operasyon yaylalarinda gudulup besleniyor.Her faili meçhul kirli iş cinayet ve olaylarda bu keçilerin izi var sahipleri belli ama onları görecek firasetli ve basiretli insan çok az malesf…

    Bu yoruma cevap yaz
Yorumları Gör

Yorum Yaz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.
İşaretlenen alanların doldurulması gereklidir*