Fatih Güven

Fatih Güven


Eski Yazıları

Kenan Evren ve Cemaat

Yaşadığımız hadiseleri yakından görmek ve algılamak bazen çok zor olabiliyor.

Google haritasında yaptığımız gibi biraz geri çekilip hadiselerdeki büyük resime bakmak gerekiyor. Türkiye’de yaşananları birkaç madde ile ifade etmek gerekirse şunları sayabiliriz;

1. Büyük Ortadoğu Projesi
2. Bir dikta mücadelesi
3. Günah örtme operasyonu
4. AKP’nin hilafet sevdası
5. Siyasal İslamcıların devletleşmesi
6. Ilımlı İslama savaş ilanı ve İŞID
7. Cemaatin devlete sızması

Maddeleri çoğaltabilirsiniz. Ama olayı  tam tanımlayamadan çözmenin mümkün olmadığı kesin.

Bu yedi maddedeki aktörler kimler? Büyük devletler ve onların istihbarat kurumları, başkan hatta İslam halifesi olmayı kafaya takmış bir siyasi lider ve onun her kademede devleti soyup soğana çeviren yiyici takımı, devlete yıllardır sızmaya çalışan ulusalcı cephe, yıllarca eğitime ve insana yatırım yapan cemaat, gücünü kaybetmek istemeyen devletin derin kurumları ve bütün bu aktörlerin yönlendirmesine maruz kalmış geniş halk yığınları.

Bu kadar farklı güç odaklarının tabiri caizse kapıştığı ve birbirine üstünlük kurma mücadelesi hengamında birden 15 Temmuz akşamı Türkiye bir darbe girişimi ile karşı karşıya kalıyor. İnsanın “hah bir sen eksiktin!” diyesi geliyor.

Darbe girişiminde bu aktörlerin etkisinin, ihtimallerinin değerlendirilip bir dedektif hassasiyeti gösterilmesi gerekirken Cumhurbaşkanı bir anda suçluları bulup halkı sokağa davet ediyor.

Bu ülke bu güne kadar hangi badirelerden geçmişti, hatırlayanımız var mı? İşgale uğramış bir ülke ve Cumhuriyetin kurulma mücadelesi, tek parti dönemi ve başbakanını asan bir cunta, darbeler, sağ sol kavgaları, mezhep cinayetleri, suikastlar, faili meçhuller, hapislerde işkence gören sağcılar solcular, bombalı eylemler, binlerce şehid verdiğimiz PKK belası…

Bu ülkede bu kadar cinayeti sizce kim işledi ve failleri nerede ve ne yapıyorlar şimdilerde? Milletimizin bu güne kadar bunca belanın karşısında yıkılmadan durmasının en büyük nedeni, farklı olsada beraber yaşama kararlılığıydı. Şimdilerde bizi ümitsizliğe götüren asıl unsur ise halkın bu aktörleri unutup nefret paronoyalarına kapılmasıdır.

Şimdiye kadar bu millet birbiri ile çok kavga etmişti ama ispiyonculuk yapmamıştı. Komşusunun malını ganimet görmemiş, bir tek yanlışını dahi görmediği masum insanların,işkence ile ölümü karşısında “oh olsun” dememişti. Fakat bugün bu olumsuz hasletlerin topluma fazlasıyla sirayet ettiğini görmekteyiz.

Bu günlerde hukukta temel 3 prensip katlediliyor

1. Şuçun şahsiliği
2. Masumiyet karinesi
3. Mülkiyet hakkı

Darbeyi yapanlar kimlerdi hangi amaçla yapmışlardı? Bugün ki adalet sistemi bunu hala çözmüş değil. 12 Eylül ihtilalinin baş mimarı Kenan Evren bir askerdi, hem de askerin baş komutanı.

Bu olay açık bir darbe idi ve sonuçları itibariyle çok insanın canı yandı ama bu halk kendisini %98 oy oranı ile Cumhurbaşkanlığına taşıdı. O günün şartlarında kahraman gibi görünen Kenan Paşa yıllar sonra darbe suçu ile yargılansa da kimse onu askerliği dışında bir sıfatla anmadı. Türkiye’nin darbe geçmişinde hep askerler vardı ve bu askerlik refleksini herkes kabullenmişti.

Bugün 15 Temmuz’un asker yönünü kimse konuşmuyor, aşağı cemaat yukarı cemaat. Sayısı 100 bini bulan insan dramları, gözaltına almadaki komik sebebler, hapis ve işkenceler… Bugün darbeyi araştırmak ve müsebbiplerini adaletin karşısına çıkarmak yerine nefret dili ve yok etme politikası ile insanlar her söylenene inanmaya ve birbirlerini suçlamaya devam ediyorlar.

Burda durup bir hatırlatma yapalım; HUCURÂT-6, “Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun aslını araştırın. Yoksa bilmeden bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.”

Şimdi derin bir nefes alıp büyük resme bakmaya devam edelim. Bugünün yanlışları dünün doğruları olabiliyor. Acaba %98 oy alan Kenan Evren de kendisini halkın kurtarıcısı mı görüyordu? Veya gizli bir cemaatçi miydi? Belki de…

Yorum Yaz

1 Yorum

  1. Güngör Uslu Aralık 28, 11:41

    Hiç merak etmeyin 1980 ihlilalinide cemaat yaptırdı derler. Bunlardan hersey beklenir…

    Bu yoruma cevap yaz
Yorumları Gör

Yorum Yaz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.
İşaretlenen alanların doldurulması gereklidir*