Ayşin Koca - Annelik Üstüne

Eğer yıllar önce, henüz annelikle nasiplenmediğim zamanlarda bana annelik nedir diye sorsalardı, üç beş beylik laf eder, biraz edebiyatla süsler, anne olmadan anlamam mümkün değil diye bir de kendince tevazu sayılabilecek bir haşiye ile bitirirdim sözlerimi.

İnsan anlayamayacağını, ancak anlayamadığı zaman idrak ediyor. İster yetişkin, ister ergen sadece çocuk olduğum zamanlarda  annemi, nasıl olması gerektiğini ona sürekli dikte ettiğim, beklentilerimden örülü bir bir havuzun içinde onu nasıl boğduğumu hatırladım. Büyük kelam, ancak cehaletle mümkün. İşte o zamanlar insan, annesinin üstünden annelik kitabı yazacak kadar iddialı olma yanılgısına düşüveriyor. Her şeyi bildiğini sandığın o dar zamanlarda, nedense hep haklı olan taraf senin cihetin olurken, annenin nasibine eleştiri kalıyor.

Sonra yıllar geçip, aynı tastan sana su içirtince Rabbin, söz ve iddia vadinin bir tarafında, şefkat ve yürek yangını öte tarafında sana gülümsüyor. Acı acı yutkunuyorsun, artık ‘’anne’’sin. Bir iddiadan, bir önermeden daha fazlası.

Dünyanın en anlaşılmaz mucizesine şahitlik etmişsin. İçinden bir insan çıkmış. Yaşadığın hayata artık normal gözlerle bakma imkanın elinden alınmış. Sen şimdi yüreği ürkek bir ceylan, bazen yırtıcı bir kaplan, kimi zaman yorgunluktan bezmiş ağır çekim bir kaplumbağa, arada  coşkuyla zıplayan bir tavşan, kimi zaman da gururlu bir aslansın..Ama artık normal bir insan değilsin, onu çok iyi biliyorsun.

Mesela dünyanın bütün çocukları sanki senin yetimin. Nerede boynu bükük bir yavrucuk görsen, ağlarsın. Kendi yavruların gelir aklına, için ürperir birden.  O yetim senin yetimin gibi başını okşarsın hayalinde. Bütün ayrılıklar senin gurbetini tutuşturur, bütün kavuşmaları sanki sen ayrı kalmışsın gibi beklersin. Haber izlemek, en çok annelere zordur. Ya bir şehit tabutu görür, ardından ağıt yakarsın, ya kıyıya vurmuş bir göçmen çocuğun fotoğrafıyla yemeden içmeden kesilirsin. Hele o kundakta ölümle tanışmış cennet kokulu bebeklere hiç dayanamazsın…Ah onların her birinin bir annesi vardır bilirsin. Anneler nasıl yanar, onu daha da iyi bilirsin.

Sadece insan yavrularına değil, bütün yaratılmış aleminin yavrularına kucak açar yüreğin. Yavru pandanın iyileşen ayağına sevinirsin, yuvası dağılmış anne kuşun yavrusuna kavuşmasına sevinirsin. Yavru balinaya, bir küçük fidana, bir karınca yuvasına ve daha bir çok şeye..

Anneler, kainatla rezonans halindedir. Yaratılmışlık hamurunun çamuru olan şefkat, seni baştan aşağı bular rengine. Sonsuzluğa açık bir kapının eşiğindesindir artık. Hesap-kitap yapamazsın. Artık, hep verirsin. Kendinden verirsin, uykundan verirsin, yemeğinden verirsin, hakkını yediği halde gözünü diktiği dondurmandan verirsin, en sevdiğin kıyafetlerinden verirsin, özene bezene aldığın onca şeyden sırf o istediği için, sırf verdiğinde harcadığından daha çok mutlu olacağın için..Verirsin. Ardına dönüp bakmadan, senden çıkanların hesabını yapmadan, ona ulaşanların mutluluğu içinde.

Anneliğin, doğurmak fiilinden daha fazlasını olduğunu da bilirsin. Evet doğum, insanı zerrelerine kadar başkalaştıran bir şeydir, ama idrak edemeyen için hiçbir şeydir aslında. Bir de yıllarca o cennet kokusunun peşinde olmuş, fakat ona vasıl olamamış, gönlü bir anne kadar zengin yürekleri bilirsin. Allah’ın çeşit çeşit ayetleri var bu alemde, hayret edersin.

Anneliği en özel kılan, ona hakkıyla değer veren evlatların varlığıdır. Bilmem ayaklarımın altında bir cennet saklıyor muyum, ettiğim dua o kadar tesirli mi, anneliğin hakkını vermiş miyim? Bildiğim tek şey, kolayca razı olan kalbin, kolayca mahzun oluşu, ve evladın yüzüne düşen gölgenin, annenin cehennemi oluşu.

Anneliğinden emin olamayan her anne gibi, annemin rızasının peşinde yürüyorum. Bunca ağlayan anneyle, bu insanlığın yüzü güler mi bilemiyorum.

Yorum Yaz

3 Yorum

  1. ZC Mayıs 21, 13:14

    Cok dokunakli bir yazi.. her cumlesinde bir dogruluk payini goruyorum.. tebrikler.. yanan yurek yanginindan cikmis her kelime gibi gittigi yeri yakiyor, bir ates birakiyor okuyan gonullere de..

    Bu yoruma cevap yaz
    • Sevgi Haziran 8, 09:34

      Emanetlerimizi sizinle tanıştırmayi çok isterdim.Bizim aldığımız tadı onlar alamayacak diye çok üzülüyorum..

      Bu yoruma cevap yaz
  2. Mirkena Ozer Mayıs 21, 15:30

    Yazarin ellerine saglik. Yasanmadan tavsiri zor olan bir kavrami, ictenlikle duygu yuklu bir anlatimla cercevesini cok guzel cizmis.

    Bu yoruma cevap yaz
Yorumları Gör

Yorum Yaz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.
İşaretlenen alanların doldurulması gereklidir*