Bağdat-Erbil gerilimi, Türkiye-ABD ilişkilerini de geriyor

Bağdat-Erbil gerilimi, Türkiye-ABD ilişkilerini de geriyor

Irak’ta merkezi Bağdat yönetimi ile özerk Kürdistan Bölgesel Yönetimi arasındaki derin uzlaşmazlık, Ankara-Washington ilişkilerini de olumsuz etkileme aşamasına geldi.

Ankara’nın son dönemde Erbil’le enerji ve ekonomi alanlarında işbirliğini derinleştirirken Bağdat’la giderek gerginleşmesi, Washington’da Irak Başbakanı Nuri Maliki yönetiminin daha fazla İran etkisi altına gireceği ve Irak’ın bölünebileceği kaygılarına yol açtı.

Son iki aydır Türkiye ve ABD tarafları arasında yapılan yoğun görüşmelere karşın ortak bir zeminde buluşulamaması üzerine Türkiye Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ferdiun Sinirlioğlu’nun Ocak ayının ortasında Washington’da üst düzey temaslarda bulunması kararı alındı.

Enerji Bakanlığı’ndan bazı yetkililerin eşlik edeceği Sinirlioğlu’nun, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı William Burns ve diğer yetkililerle görüşmesi öngörülüyor.
Randevu alınabilmesi durumunda, müsteşarın yeni ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile de görüşebileceği kaydediliyor.
‘Türkiye ile ABD ortak zemin arayacak’
ABD’nin kaygısının temelinde, Suriye’de yaşanan sürecin eninde sonunda kendi kapısına da dayanacağından çekinen İran’ın, Irak Başbakanı Maliki aracılığıyla komşusunu karıştıracak ve uluslararası dengeyi sarsacak girişimlerde bulunabilecek olması yatıyor.

Ankara’nın Tahran’la ilişkileri de, hem Suriye bunalımı, hem de NATO’nun Türkiye’de radar merkezi ve Patriot hava savunma bataryaları konuşlandırmasıyla gerilmiş durumda.

Bu koşullarda Bağdat-Tahran ittifakını kaçınılmaz gören Washington, Suriye’dekinden bile derin bir krizin ortaya çıkabileceğinden korkuyor. Sürecin, Irak’ın bölünmesine yol açabileceği de Washington’da dillendiriliyor. Irak’ın merkezi ordusu ile Mesud Barzani liderliğindeki Kürt peşmergeleri haftalardır Irak’ın kuzeyini güneyden ayıran hatta, namlular birbirlerinin üzerine çevrili şekilde duruyorlar. ABD, her iki tarafı da ciddi şekilde uyarıyor ve gerginliğin sıcak çatışmaya dönüşmemesine uğraşıyor. Washington, Ankara’ya da, Irak’ta gelirlerin nasıl paylaşılacağına ilişkin iç anlaşma sağlanmadan Erbil’le petrol ve doğalgaz anlaşmaları imzalamaması telkininde bulunuyor. Ancak bu telkini yaparken başta Exxon, Shell ve BP olmak üzere önemli Amerikalı ve diğer Batılı ülkelerin şirketlerinin kuzey Irak’taki faaliyetleri görmezden geliniyor. Bu duruma Ankara’nın tepkisini, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Namık Tan dile getirdi.

Hürriyet gazetesine konuşan Tan, Türkiye’nin yanı başındaki kaynaklara sırtını dönemeyeceğini dile getirerek şöyle dedi: “ABD ne diyor? ‘Efendim bunu yaparsanız, Irak’ın bölünmesine hizmet edersiniz’ gibi bir ifadede bulunuyor. Peki onların oradaki 40’tan fazla şirketi ne oluyor o zaman? Aklına hangi şirket gelirse hepsi orada ama benim şirketim yapmayacak. Bu ikna edici bir söylem değil. Hakikaten anlamsız.”
İki tarafın konuşarak ortak bir zemin bulmaya çalışacağını anlatan Tan, “Ama buraya sırt çevirip, bu kaynakları şimdilik bir rafa kaldıracağımızı düşünüyorlar ise, bu konuda bizi ikna edemezler” diye konuştu.
Ankara, gaz ve petrole muhtaç Tükettiği petrol ve doğalgazın çok büyük kısmını ithal eden ve yılda yaklaşık 60 milyar dolarlık kabarık bir fatura ödeyen Türkiye ise giderek artan enerji gereksinimini kuzey Irak’tan karşılama ve hatta bu zengin kaynakları kendisi üzerinden dünya pazarlarına taşıma hesabı yapıyor.
Bu şekilde Rusya’ya olan bağımlılığını biraz olsun azaltmayı ve İran’a dönük mevcut ve gelecekteki kapsamlı yaptırım kararlarının olumsuz etkilerinden sıyrılmak isteyen Türkiye, bir yandan enerji kaynaklarını çeşitlendirirken diğer yandan da giderek güçlenen kuzey Irak pazarındaki etkisini devam ettirme peşinde.

Kuzey Irak, merkezi yönetimin izin vermemesi nedeniyle çıkarttığı petrolü Türk rafinelerinde işletiyor ve petro-kimya ürünlerini tekrar Türkiye’den satın alıyor.
Irak’ın kuzeyindeki bilinen petrol rezervinin dünyadaki toplam rezervin yaklaşık yüzde 10’una denk geldiği, yeni keşfedilen alanlarla beraber toplam doğalgaz rezervinin de yaklaşık 4,5 trilyon metreküp olduğu kaydediliyor. Irak’ın toplam petrol rezervinin ise 112 milyar varille, Suudi Arabistan’dan sonra dünyada ikinci sırada yer aldığı belirtiliyor.

Bağdat yönetimi, Erbil’le yabancı şirketlerin anayasal sorun çözülmeden yaptığı anlaşmaları geçersiz kılacağını açıklamış ve Kasım ayında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın güney Irak’taki lisansını iptal etmişti. Maliki yönetimi daha da ileri gitmiş ve Aralık ayında Erbil’de yapılacak bir konferansa gitmeye hazırlanan Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın uçağına iniş izni vermemişti.

 

Write a comment

1 Comment

  1. eyup can January 9, 03:38

    Her ulke kendi menfaat ve gelisimi icin gerekli adimlari atiyor,tam bagimsiz bi ulke olan Turkiye neden kendi secimini yaparken baskalarinin mefaatlerini dusunmek zorundaymis ,Turkiye haklidir geri adim atmamalidir

Only registered users can comment.