Ebola uçakta bulaşır mı? Çocukları okula göndermeli miyiz?

Ebola uçakta bulaşır mı? Çocukları okula göndermeli miyiz?

Ebola hastalığı bugünlerde ister medyada, ister günlük sohbetlerimizde sürekli olarak karşımıza çıkıyor. Gündem böyle ‘korkunç’ bir virüs olunca, enfeksiyon hastalıkları uzmanı olarak tanıdık-tanımadık pek çok insanın sorularıyla karşı karşıya kalıyorum. “Ebola nedir?”, “Yeni mi çıktı?”, “Nasıl bulaşır? “Uçakta seyahat ederken bulaşabilir mi?”… Hatta birkaç dostum “Çocukları okula gönderelim mi?” veya “Dünyanın sonu mu?” gibi sorular dahi yöneltti. Bu sorular o yüzden böyle bir yazıyı zorunlu kıldı benim için.

Ebola viral bir hastalıktır. Ebola virüsü ilk olarak 1976’da Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (o zaman ki adı ile Zaire) filovirusler ailesinden yeni bir virüs olarak karşımıza çıktı. Yaşanan salgın da Zaire’deki Ebola nehrinin civarında olduğu için, virüse Ebola ismi verildi. Virüsün ana doğal rezervuarının meyve yarasaları olduğu düşünülüyor. Hastalığın insanlara maymun veya küçük kemirgenlerden de geçtiği öngörülüyor.

EBOLA NASIL BULAŞIR?

Ebola virüsünün enkubasyon (kuluçka) süresi 2 ile 21 gün arasındadır fakat ortalama olarak 8 ile 10 gün arasında hastalık belirtileri ortaya çıkmaktadır. Hastalığın vücut sıvılarıyla yakın temas ile bulaştığı bilinmektedir. Vücut sıvısı tanımında kan, idrar, dışkı, başka vücut salgıları ve ter girmekte. Virüs insan vücuduna girebilmek için yara, kesik abrazyon gibi cilt bütünlüğünü bozan lezyonları veya mukozaları (ağız, burun, göz, genital) kullanır.

Ebola virüsü kapı kolu, masa gibi objelerin üzerinde birkaç saat yaşayabilir, fakat enfekte etme kabiliyeti belli ölçüde azalır. Ebola virüsü hava yolu ile bulaşmaz. Aynı şekilde yiyecek ve sudan bulaştığı görülmemiştir. Ayrıca virüsü kapan kişide semptomların görülmediği kuluçka döneminde hastalık bulaşıcı değildir, sadece belirtilerin ortaya çıktıktan sonra bulaşma riski ortaya çıkar.

EBOLA BELİRTİLERİ

İlk belirtiler genelde yüksek ateş, yorgunluk, kas ağrısı, baş ağrısı, kusma, ishal ve karın ağrısıdır. Sonra iç ve dış kanamalar, solunum ve böbrek yetmezliği ve şuur kaybı gelişebilir. Bu hastalık belirtileri normal bir gripte bile görülebileceğinden paniğe kapılmadan bir doktora başvurulmalı ve de insanlarla temastan kaçınılmalıdır.

ÖLÜM ORANI YÜZDE 70

Batı Afrika’da şu an tüm sağlık sorunlarına rağmen ölüm oranı  yüzde 65-70 civarıdır. Daha önceki salgınlarda bu oran yüzde 90’a yakındı. Gelişmiş sağlık sistemi ve modern destek tedavilerin mümkün olduğu ülkelerde ise ölüm oranı henüz bilinmemekle birlikte çok daha az olduğu tahmin ediliyor. Şu an Amerika’da tedavi görmüş 5 kişi arasında 1 Afrika asıllı hasta hayatını kaybetti, diğer ikisi ise tedavi olup taburcu oldu. An itibariyle 1 kişi daha tedavi ediliyor. Bu 6 vakanın içinde 4 tanesinin hastalığı Afrika’da diğer iki kişinin ise virüsü bir Ebola hastasına hizmet verirken kaptığı biliniyor. Yani kısacası, hastalara yakın hizmet veren sağlık personeli hariç, şu an Amerika’da hastalık bulaşmış kimse bulunmamaktadır. Şunu da belirtmekte fayda var; Dallas’taki hemşirenin temasta bulunduğu tüm insanlar tespit edilip 21 gün müşahadeye alınmıştı ve hiç biri Ebola hastalığına yakalanmadı.

PANİĞE GEREK YOK, ABD’DE YAYILMASI ZOR

Şimdiye kadar yaşadıklarımız gösteriyor ki Amerika’da sağlık kurumları ve hastaneler olası bir Ebola hastası için hazır olmalı, kurum içi protokoller geliştirmeli ve sağlık çalışanların hastalığa bulaşma ihtimali sıfıra indirilmeli. Günümüz global dünyasında Batı Afrika’da bir salgın varsa Amerika’da vakalar görülebilir ve görülecektir. Fakat böyle bir hastalığın Amerika hayat tarzı ve standartlarında büyük kitlelere yayılması mümkün gözükmüyor. Bu hastalık ile asıl savaşma alanı Batı Afrika’dır ve bütün dünya o ülkelere yardımda bulunarak sorunu kaynağında çözmeye yönelmeli. Normal vatandaşımız medyadaki bilgi kirliliğine kapılarak panik yapmamalı. Bunu daha iyi anlatabilmek için şöyle bir örnek vereyim. Geçen sene ABD’de Influenza virüsünden 36 bin ölüm gerçekleşti. Bildiğiniz gibi grip hava yolu ile de bulaşabilen ve ucuz bir aşı ile de önlenebilen bir hastalık. Fakat medya cazibesi olmadığı için böyle rakamları az insan bilmekte. Bunu belirtelim ki bu gelecek kışta İnfluenza’ya yakalanmanız Ebola’ya yakalanmaktan çok daha kolay.

EBOLA’DAN KORUNMAK İÇİN NE YAPMALI?

Peki normal bir vatandaş ne yapmalı, nasıl tedbirler almalı? İlk olarak çok zorunlu olmadıkça Gine, Liberya, Sierra Leone, Senegal ve Nijerya gibi ülkelere seyahat edilmemeli. Seyahat edenler ise dönüşte kendilerini 21 günlük bir karantinadan geçirmeli. Her viral hastalık için olduğu gibi kişisel hijyeninize dikkat edin ve ellerinizi sıklıkla sabunla yıkayın veya yanınızda taşıdığınız alkol içeren el temizleyicileriyle ellerinizi temizleyin. Aynı şekilde hasta kişilerle temas kurmayın, kişisel eşyalarından uzak durun ve her hangi bir insanın vücut sıvıları ile temasta olmayın. Tüm bu tedbirler çok özel olmadığı gibi, tüm bulaşıcı hastalıklar için geçerlidir. Sık sorulan başka bir soru ise çocukların okuldaki güvenliği. Çocuklar için yukarıda saydığımız tedbirler dışında başka bir özel tedbire gerek yoktur. Çocuğunuzun hasta olduğunu gördükten sonra, okula göndermeyin ve başka çocuklarla beraber bulunmasına izin vermeyin. En yakın zamanda çocuk doktorunuza başvurun ve unutmayın ki okullarda dolaşan viral enfeksyonlar Ebola değildir.

Dr. Arjet Gega
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı

Write a comment

No Comments

No Comments Yet!

Let me tell You a sad story ! There are no comments yet, but You can be first one to comment this article.

Write a comment

Only registered users can comment.