Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Müslüman ülkelerde demokrasiye yönelik güçlü arzu sürüyor

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Müslüman ülkelerde demokrasiye yönelik güçlü arzu sürüyor

ABD’deki Pew Araştırma Merkezi’nin, Küresel Tutumlar projesi çerçevesinde, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 6 Müslüman ülkede yaptırdığı anket çalışmasının sonuçları açıklandı.
        
Daha geniş kapsamlı 21 ülkeyi içeren bahar 2012 Küresel Tutumlar projesinin bir bölümünü oluşturan araştırmada, Arap baharı olarak adlandırılan Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerindeki demokrasi yanlısı halk hareketlerinin başlamasının ardından geçen 1 yıllık sürede Lübnan, Türkiye, Mısır, Tunus, Ürdün ve Pakistan’da, çeşitli sosyal konulardaki halk eğilimlerinin değerlendirmesi yapıldı.
        
-Demokrasiye verilen güçlü destek sürüyor-
        
Araştırma raporunda, Arap baharının başladığı 2011 yılıyla 2012 yılı arasında geçen sürede, 6 ülkede demokrasiye verilen güçlü desteğin halen sürdüğü belirtildi.
        
Araştırma 2012 yılında Lübnan (yüzde 84), Türkiye (yüzde 71), Mısır (yüzde 67), Tunus (yüzde 63) ve Ürdün’de (yüzde 61) halkın güçlü bir çoğunluğunun demokrasinin en iyi yönetim biçimi olduğu yönünde görüş belirttiğini ortaya koydu.
        
Araştırma, 2011 yılına kıyasla bu görüşe destek verenlerin oranının Türkiye’de yüzde 5, Lübnan’da yüzde 3 arttığını, buna karşılık Mısır’da yüzde 4 ve Ürdün’de ise yüzde 11 düştüğünü ortaya koydu.
        
Tunus’ta 2011 yılına ait bir veri olmadığı için kıyaslama yapılamazken, Pakistan’da ise 2011 yılında demokrasinin en iyi yönetim biçimi olduğunu destekleyen yüzde 42’lik oranının, 2012 yılında da aynen korunduğu gözlendi.
        
Araştırmaya katılanların, demokrasiyi sadece bir kavram olarak değil, çok partili hür seçimler ve konuşma özgürlüğü gibi demokratik sistemi oluşturan belli başlı unsurlarıyla da benimsediklerinin gözlendiği belirtildi.
        
-6 ülkeden 4’ü için güçlü ekonomi demokrasinin önünde-
        
Raporda buna karşılık 6 ülke halkının büyük bir kısmının önceliğinin demokrasi yerine güçlü bir ekonomi olduğuna işaret edildi.
        
”İyi bir demokrasiyi mi yoksa güçlü bir ekonomiyi mi tercih edersiniz? ” sorusuna Ürdünlülerin yüzde 61’i, Tunusluların yüzde 59’u, Pakistanlıların yüzde 58’i ”güçlü bir ekonomi” cevabı verirken, Türklerin yüzde 63 ile Lübnanlıların yüzde 53’ü ise tercihini demokrasiden yana kullandı.
        
Raporda, her 10 Türk’ten 6’sının (yüzde 57) ülke ekonomisinin iyi durumda olduğu yönünde görüş belirtmesine karşın, Pakistan, Lübnan, Tunus, Mısır ve Ürdün’de her 10 kişiden en az 7’sinin bu konuda olumsuz görüş belirttiğinin altı çizildi.
        
-İslam’ın ülke yönetimindeki rolü-
        
Araştırmada, İslam dininin ülke yönetiminde oynadığı rol hakkında yapılan ankette ise Ürdün (yüzde 31) dışındaki ülkelerde önemli bir çoğunluğun İslam’ın ülke yönetiminde önemli bir rol oynadığı yönünde görüş bildirdiği görüldü.
        
İslam’ın ülke yönetiminde önemli rol oynadığına inananların en yüksek olduğu ülke yüzde 84 ile Tunus oldu.
        
2010 yılında yapılan aynı ankete verilen cevaplar kıyaslandığındaysa bu oranın en çok arttığı ülke, yüzde 19 artışla Mısır, en çok azaldığı ülke ise yüzde 5’lik düşüşle Türkiye oldu.
        
Mısır’da, İslam’ın ülke yönetimde önemli rol oynadığı yönünde görüş belirtenlerin oranı 2010 yılında yüzde 47 iken 2012’de yüzde 66’ya yükselirken,Türkiye’deyse 2010 yılında yüzde 69 olan bu oran 2012 yılında yüzde 64’e geriledi.
       
Tunus’ta 2010 yılında böyle bir anket yapılmadığı için bu ülke kıyaslamaya dahil edilmedi.
        
-İslam’ın kamu hayatındaki rolü-
        
Raporda, 6 ülkenin büyük bir kısmında İslam dininin kamu hayatında önemli rol oynaması yönünde güçlü arzu bulunduğuna ve çoğu ülkedeyse halkın İslam dininin ülkedeki kanunlar üzerinde en azından bir etkisinin olması gerektiği yönünde görüş belirttiğine işaret edildi.
       
Rapora göre Pakistan, Ürdün ve Mısır’da halkın büyük bir kesimi kanunların Kur’an’daki öğretileri takip etmesi gerektiği yönünde görüş belirtti.
        
Buna karşılıkı Tunusluların çoğunluğunun ve Türklerin de yüzde 44’ünün, kanunların İslam değerlerinden ve prensiplerinden etkilenmesine destek verdiğini, ancak katı bir şekilde Kur’an’ı takip etmemesi gerektiğini dile getirdiği kaydedildi.
        
Lübnan’da ise her 10 kişiden 4’ü kanunların Kur’an’ın öğretilerinden etkilenmemesi görüşünü ifade ettiğine işaret edilen raporda, ancak ülkede din ve mezhebe bağlı olarak bu konuda büyük görüş ayrılıkları bulunduğu kaydedildi. Raporda, Lübnanlı Hristiyanların yüzde 63’ünün, Sünni Müslümanların yüzde 38’inin ve Şii Müslümanların da yüzde 13’ünün Kur’an’ın hiçbir şekilde kanunlara yön vermemesi gerektiği yönünde görüş belirttiği bildirildi.
        
-Kadın-erkek eşitliği-
        
Araştırmaya katılan 6 ülkede de kadınların ve erkeklerin eşit haklara sahip olması görüşü yüzde 50’nin üzerinde bir çoğunlukla destek gördü. Yüzde 93 ile Lübnanlılar ve yüzde 84 ile Türkler bu görüşe en çok destek veren grubu oluşturdu.
        
Bu oranın en düşük olduğu ülkeyse yüzde 58 ile Mısır oldu. Mısır’da erkeklerin sadece yüzde 53’ünün kadınların ise yüzde 68’inin bu görüşü desteklediği görüldü.

Write a comment

No Comments

No Comments Yet!

Let me tell You a sad story ! There are no comments yet, but You can be first one to comment this article.

Write a comment

Only registered users can comment.