[YORUM HABER] Kennedy Berlin’de yol açmıştı, Erdoğan Köln’de kapadı

[YORUM HABER] Kennedy Berlin’de yol açmıştı, Erdoğan Köln’de kapadı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Köln şehrinde Almanya Başbakanı Angela Merkel’i binlerce Türk’e yuhalatması Türkiye’nin AB üyeliği karşıtlarını sevindirirken dostlarını şüphesiz üzdü. Alman gazeteler Erdoğan’ın konuşmasını oldukça sert yorumlarla değerlendirirdi. Erdoğan’ın Köln şehrinde yaptığı bu konuşma ABD eski başkanlarından John F. Kennedy’in yıllar önce Belin’de yaptığı tarihi konuşmayı akıllara getirdi. Eski ABD Başkanı Kennedy ile Erdoğan’ın konuşmaları arasında zerre kadar benzerlik bulunmuyor. Devlet başkanları veya başbakanların nasıl konuşmalarıyla toplumlar arasında ilişliler kurabildiği veya yıkabildiğini anlamak açısından iki konuşmayı mukayese etmede fayda var.

 

1963’de Soğuk Savaş devam ederken dönemin ABD Başkanı John F. Kennedy’nin Batı Berlin’deki Schöneberg Belediyesi’nin balkonundan yaptığı ve tarihe geçen, son zamanların moda tabiriyle tarih yazan konuşmasını 400 bin Alman dinlemişti. 26 Haziran tarihinde Kennedy, ‘‘Ich bin ein Berliner’’ (Ben bir Berlinliyim) diyor ve bu tarihi söz hala iki ülke arasında ilişkilerin ne denli sağlam olduğuna bir delil olarak zaman zaman atıfta bulunuluyor. Her ne kadar ‘‘Ich bin ein Berliner’’  vurgusunda ‘Berliner’ bu şehirde bir reçelli çörek adı olması hasebiyle ve ‘ein’ tanımlılık (artikel) eki ile ‘‘Ben bir reçelli çöreğim’’ anlamına da gelse Kennedy’in bu ifadesinin tarihteki iz düşümü Avrupa’da Amerikan varlığının sembollü haline dönüşmüştür zamanla. Kennedy Berlin’deki tarihi konuşmasında ‘‘Lass sie nach Berlin kommen’’ (Bırakın Berlin’e gelsinler) diyerek Doğu Almanya’sından kaçmak isteyenlere Batı’nın kapılarının açık olduğunu hatta Komünistlerle de çalışabileceği mesajını vermişti. Kennedy düşmanlarına zeytin dalı uzatmıştı. Ancak ABD başkanının sözü o dönemin SSCB Devlet başkanı Nikita Kruşçev tarafından alaya alınmıştı. Bugün düşmanına dost eli uzatan Kennedy’in dünyadaki itibarı ile barış mesajını elinin tersi ile geri çeviren Kruşçev’in ki kıyaslanamaz durumda.   

Kennedy’in tarih yazan konuşması zamanın sınırlarını da aşarak Başkan Barack Obama’nın işini kolaylaştırmıştı. JFK’den tam 50 yıl sonra Almanya’ya yaptığı ziyarette Obama, ‘Ben bir Berlinliyim’’ sözlerine atıflarda bulunulmuş, Berlin’de tabir yerinde ise krallara yakışır şekilde karşılanmıştı. Obama, özel seçilmiş 4 bin 600 kişiye Kennedy’in konuşma yaptığı yerden seslenirken Berlin’in ABD başkanlarına verdiği değeri de sembol etmesi açısından altı çizilen bir jest olarak değerlendirilmişti.

Türk-Alman ilişkileri de şüphesiz hem tarihi hem de derinliği açısından günlük gelişmelere göre şekillenmeyecek kadar köklü geçmişe sahip. Ancak Erdoğan gibi artık ismi Türkiye ile birlikte anılan bir liderin yaptığı, söylediği herşey direkt olarak ‘Türkiye böyle düşünüyor’ gibi algılanıyor. Merkel’i yuhalatması dünya kamuoyunda ‘Türkiye Merkel’i yuhaladı’ şeklinde görünüyor ki bu da uluslararası arenada ‘tek adam’ eleştirilerinin artık ‘eleştiri’ boyutundan çıkıp kanıksanmış olduğunu gösteriyor.

Alman başbakanının Berlin’de yuhalatılması yalnızca bugünün değil gelecek yıllarda bu ülkeyi ziyaret edecek Türk devlet erkanı içinde problem teşkil edeceğini Kennedy olayından öngörebiliriz. Erdoğan’ın Berlin seçim çalışmalarının bedelini şüphesiz Almanya’daki Türklerin ödeyeceği gibi bunun yansımaları ileride bu ülke ile yapılacak kültürel, ekonomik işbirliğinde de karşımıza çıkacak. Türkiye’nin Rusya’dan sonra en büyük ticaretinin Almanya ile olduğu hesap edilirse zamanla masaya konulacak olan hesabın da büyüklüğü daha iyi anlaşılır.

Kennedy konuşması ile Berlin’de ABD adına tarih yazıp yol açtı Erdoğan ise Köln’de Türkiye için açık olan yolları kapadı.

Write a comment

No Comments

No Comments Yet!

Let me tell You a sad story ! There are no comments yet, but You can be first one to comment this article.

Write a comment

Only registered users can comment.