Sanders’ın son haftalardaki ezici galibiyeti başkan adaylığı için yeterli mi?

Sanders’ın son haftalardaki ezici galibiyeti başkan adaylığı için yeterli mi?

Demokrat Parti içindeki başkan adaylığı yarışında Vermont Senatörü Bernie Sanders rüzgarı son haftalarda daha güçlü esiyor.

ABD 2016 başkanlık seçimleri için Demokrat Parti’nin iki başkan aday adaylarından Sanders, hafta sonu Washington, Hawaii ile Alaska’da rakibi Hillary Clinton’ı adeta sandığa gömdü. Her üç eyalette Sanders yalnızca galip gelmedi, en az oy aldığı eyalette (Hawaii) bile yüzde 71 ile rakibine karşı ezici bir zafer elde etti. Yine geçen hafta içinde de Arizona, Utah ile Idaho eyaletlerinin de ikisinde galip çıkmıştı. Şimdi sorulan soru şu, Sanders lehine artan güçlü rüzgar başkan adaylığını kazandırabilecek kadar etkili mi?

Önümüzdeki hafta (5 Nisan) Demokrat Partililer Wisconsin eyaletinde sandığa gidecek. Ancak daha da önemli olan New York, California ile Pennsylvania gibi üç büyük eyalet henüz önseçime gitmedi. Demokrat Parti içindeki önseçim yarışı için New York ile California en kritik iki eyalet. Bu eyaletleri kritik kılan ise delege sayısı. Demokrat Partinin New York’ta 291, California da ise 546 delegesi bulunuyor. Pennsylvania da ise 210.  

Eyaletlerdeki delegelerin dışında Demokrat Parti’de bir de sandığa bağlı olmadan kendi iradeleri ile doğrudan başkan aday adayı için oy kullanabilen ‘superdelegates’’ veya ‘unpledged’ diye adlandırılan süper delegeler var. Bu süper delegeler partinin eyaletlerdeki görevlileri ile yetkililerinden oluşuyor. Bugüne kadar süper delegelerin 469’u Clinton lehine oy kullanacağını açıklarken yalnızca 29’u Sanders için oy vereceğini duyurdu. Henüz 214 özel delege oylarını kimden yana kullanacağı yolunda bir açıklamada bulunmadı. 

Sanders, süper delegelerin Parti’nin Temmuz ayındaki Olağan Kurultayı’na kadar fikri değişeceği konusunda umut var. Özel delegeler, her ne kadar tercihlerini Clinton’dan yana kullansa da kurultayda istediği adaya oy verebilme yetkisi olduğundan kararlarını değiştirebilme özgürlüğüne sahip.

Bernie-Sanders1SÜPER DELEGELER TEK ÇARE GÖRÜNÜYOR

 

CNN’de katıldığı bir programda Sanders’da buna dikkat çekti. Sanders, “Birçok süper delege Dışişleri (eski) Bakanı lehine kararını açıkladı. Ama inanıyorum ki önseçimler ilerledikçe kararlarını değiştirecekler ve Donald Trump’ı kimin yenebileceğini daha iyi görecekler. Bu da onların Clinton lehine açıkladıkları kararlarını yeniden gözden geçirmeye götürecek’’ diyerek  başkan adaylığı konusunda umut var olduğunun altını çizdi.

 

Sanders’ın süper delegeler dahi bugün toplam delege sayısı bin 4. Clinton’ın ise bin 712. İkili arasındaki delege farkı 708. Demokrat Parti’de geride kalan eyaletlerde yapılacak önseçimler sonunda belirlenecek olan delege sayısı 2 bin 49. Ve yine Demokratlar da başkan adayı olabilmek için en az 2 bin 383 delege kazanma zorunluluğu var. Clinton’un bu rakama ulaşmasına 671, Sanders’ın ise bin 379 delegeye ihtiyacı var.

Sanders’ın kalan eyaletler ile kararsız süper delegelerin en az yüzde 65’ini kazanması durumunda Demokrat Parti’nin başkan adaylığını elde etmesi olası görünüyor.

 

Peki bu mümkün mü?

Bu ihtimal çok zayıf. Neden ise, New York, California ve Pennsylvania gibi geriye kalan en büyük üç eyalette anketler hala Clinton’ı önde gösteriyor. 5 Nisan’da Wisconsin eyaletindeki önseçimde de anketler ikili arasında yarışın burun buruna geçeceğini öngörüyor. New York eyaletinde 19 Nisan’da yapılacak olan önseçimi ise yine anketlere göre Clinton yüzde 21 farkla kazanacağı tahmin ediliyor. California eyaletinde de Clinton, rakibinin yüzde 7 (yüzde 41 karşın yüzde 48) önünde. 

Geriye kalan tek ihtimal süper delegelerin kararlarında değişikliğe gidip gitmeyeceği. Düşük ihtimalde olsa Sanders’ın dediği haklı çıkar ise süper delegelerde partinin tabanının baskısı ile kararlarını değiştirmeleri söz konusu. Ancak bunun için Sanders’ın özellikle üç büyük eyalette zafer elde etmesi şart. 

SANDERS’IN KAZANMA ŞANSI DÜŞÜK OLMASINA RAĞMEN NEDEN YARIŞA DEVAM EDİYOR?

Sanders’ın Demokrat Parti başkan adaylığını kazanma şansının çok düşük olmasına rağmen neden hala yarışta olduğu sorusu gündemde.

Bu sorunun iki cevabı söz konusu. Bunlardan ilki Sanders hala kazanma umudu olduğu düşüncesinde. 

Sorunun ikinci cevabı ise, Sanders’ın eğitimden, sosyal adalete kadar dile getirmiş olduğu projelerinin Clinton’ın başkan seçilmesi durumunda hayat geçme ihtimali. ABD siyasetinde bunun daha önce örneği yaşanmamış değil. En son 2008 başkanlık seçimlerinde Başkan Barack Obama’nın rakibi yine Hillary Clinton idi. Clinton Obama ile girdiği yarışta son kulvara kadar mücadeleyi bırakmadı. Üstelik önseçimlerin bitimine iki ay kala Clinton’ın kaybedeceği neredeyse kesinlik kazanmasına rağmen. Clinton’ın bu direnişi hem kendisine Dışişleri Bakanlığı koltuğunu kazandırdı hem de seçim kampanyasında dile getirdiği sağlık reformu paketinin Obama hükümetinde hayata geçirilmesine yol açtı.

Clinton’ın başkan seçilmesi durumunda Sanders’a hükümetinde görev teklifinde bulunup bulunmayacağı henüz belli değil. Sanders, hükümette görev almayacak dahi olsa dile getirdiği projelerin seçmen tabanında rağbet görmesi nedeni ile muhtemel kurulacak olan Demokrat Partili hükümetin ajandasına yer alması. Bu da Sanders’ın seçimi devam ettirme nedenlerinden birisi olarak görülüyor.

Sezai Kalaycı
Yorum Yaz

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış!

Henüz hiçbir yorum yapılmamış. Ama bu habere ilk yorum yapan siz olabilirsiniz.

Yorum Yaz
Yorumları Gör

Yorum Yaz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.
İşaretlenen alanların doldurulması gereklidir*