Çarşamba, Temmuz 22, 2026
Zaman Amerika
  • Anasayfa
  • Dünya
  • Gündem
  • Yaşam
    • Eğitim
    • Sağlık
    • Aile
    • Turizm
  • EKONOMİ
  • POLİTİKA
  • Kültür/Sanat
  • BİLİM/TEKNOLOJİ
  • Spor
Sonuç yoktur.
Tüm sonuçları göster
Zaman Amerika
  • Anasayfa
  • Dünya
  • Gündem
  • Yaşam
    • Eğitim
    • Sağlık
    • Aile
    • Turizm
  • EKONOMİ
  • POLİTİKA
  • Kültür/Sanat
  • BİLİM/TEKNOLOJİ
  • Spor
Sonuç yoktur.
Tüm sonuçları göster
Zaman Amerika
Sonuç yoktur.
Tüm sonuçları göster
  • Anasayfa
  • Dünya
  • Gündem
  • Yaşam
  • EKONOMİ
  • POLİTİKA
  • Kültür/Sanat
  • BİLİM/TEKNOLOJİ
  • Spor
Anasayfa Haberler Yazarlar Ali H. Aslan

Eğit, donat ve eza et?

19 Ocak 2015
0
1.2k
İzlenme
Share on FacebookShare on X

Lafı fazla dolandırmadan ve gerçeklerin üstünü örtmeden kamuoyuna konuşan diplomat bulmak zordur.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tam bir fiyasko

Yalancı bahar olmasın

Tek adam, tek parti diplomasisi

Emekli bile olsa. İstisnalar ise en çok biz gazetecileri mutlu eder. ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone onlardan biri… Büyükelçi Ricciardone, Türkiye’deki görevinden yakın geçmişte ayrılmış olmasına da rağmen, yer yer otosansürsüz konuşmaktan çekinmiyor. Son olarak büyükelçi sayesinde ABD’nin Türkiye’ye ve Hizmet Hareketi’ne yaklaşımına ilişkin önemli şeyler öğrendik.

Washington’daki araştırma kuruluşlarından Translatlantik Akademisi’nde geçen çarşamba yapılan tam günlük konferansta konuşan Büyükelçi Ricciardone, Ankara’nın Hizmet ve Fethullah Gülen Hocaefendi takıntısından Amerikan tarafının nasıl bunaldığını ve yaka silktiğini açıkça ortaya koydu. Ricciardone, Hizmet’in devlet içinde devlet kurduğu iddiasıyla kapısını aşındıran ve üzerine gidilmesini isteyen hükümet yetkililerine, ‘Peki, tamam, ama, sizin ya da bizim (kanuni) kıstaslarımızla olsun, suç nerede?’ mesajını veriyormuş.

Tecrübeli büyükelçinin beyanlarından, Amerikalıların müttefiklik hatırına hükümetin ısrarlı taleplerini sabırla dinledikleri, yardımcı da olmak istedikleri, ancak Ankara’nın herhangi bir delil ortaya koyamadığı anlaşılıyor. Ricciardone, Gülen’i şikâyete gelen Türk yetkililere, ‘Bana Amerikan ya da Türk kanunlarına göre herhangi bir suç delili varsa gösterin. Şiddet suçu ya da başka bir suçu var mı? Kara para mı aklamış? İnsan kaçakçılığı mı yapmış? Vize problemi mi var? Herhangi bir şey var mı?’ diye sorduğunu, ancak olumlu cevap alamadığını kaydediyor. Kanunlara riayet eden her Türk vatandaşına kapılarının açık olduğunu, o nedenle Hizmet Hareketi’ni de dışlamadıklarını vurgulayan Ricciardone, hükümet yetkililerine şöyle diyormuş: ‘Siz bu Türk vatandaşlarının benim ülkeme ya da evime gelmemesi gereken suçlular olduğunu mu söylüyorsunuz? Hayır mı? O halde, biz onlarla görüşmeyi sürdüreceğiz.’

HİZMET TERÖRİST DEĞİL

Anlaşılan Hizmet Hareketi’ni ‘ulusal güvenlik tehdidi’ olarak gören Ankara, ABD’yle ittifak ilişkilerine güvenerek iddialarının Washington’da da ciddiye alınacağına inanmış. Ancak sukut-u hayale uğramış. Büyükelçi, ‘Bugüne kadar Türk-Amerikan ilişkileri için iyi şeyler yapan, saygı duyduğumuz bir dini hareketin devlete nasıl tehdit olabileceğini anlamak entelektüel açıdan zor.’ şeklinde konuşuyor. Hareket, bir şekilde devlete ‘nüfuz’ etmiş olsa dahi bunun ‘suç’ kategorisine girmediğine işaret eden Ricciardone, Hizmet’i terörle ilişkilendirme gayretlerine Washington’un bakışını ise net şekilde ortaya koyuyor: ‘Amerika Birleşik Devletleri hükümeti, Hizmet Hareketi’ni vahşi teröristler olarak görmemektedir. Nokta.’

Büyükelçi Ricciardone’nin Hizmet Hareketi’ne ‘her halinle, her şeyinle güzelsin’ dediği zannedilmesin. Mesela, Balyoz davası sürecindeki tutumunu, yargıdaki iddia edilen etkisini eleştiriyor. Ancak hükümetin hukuksuz taleplerine ABD’nin alet olmayacağı mesajını veriyor. Ankara’daki yeni Amerikan büyükelçisi John Bass’in Sabah’a verdiği röportajda Hizmet’le ilgili iddialara ‘ciddi’ demesini abartanlar yanılıyor. Büyükelçiler, diplomatik teamüller gereği kamuoyuna açık ortamlarda misafir oldukları ülkenin hükümetini küçük düşürebilecek şeyler söylemezler. Hatta çoğu kez gönlünü hoş etmeye çalışırlar. Büyükelçi Bass, mikrofona, ‘Bizi bu saçmalıklarla meşgul etmeyin’ diyecek değildi ya. Resmi ortamlarda Ricciardone’den çok farklı konuştuğunu düşünmüyorum. Zira bunlar büyükelçilerin şahsi görüşleri değil, Obama yönetiminin pozisyonu.

Büyükelçi Ricciardone’nin ifade ettiği çok önemli başka hususlar da vardı. Özetle, demokrasi ve özgürlüklerdeki son olumsuz gelişmeler muvacehesinde Türk-Amerikan ilişkilerinin ‘ortak değerler’e dayalı olarak tanımlanamayacağı kanaatinde. Öte yandan, Türkiye gibi jeostratejik önemi haiz bir ülkeyi darbeci generaller bile yönetse ABD’nin ‘makul’ bir diyalog kurmaya çalışacağını izah etti. (Yani Erdoğan’la da yaşayabilirler.) Türkiye ile ABD’nin ‘birbirine mahkûm olduğu’ ifadesi dikkat çekti. Medya özgürlüğüne yönelik artan tehditlere ABD hükümetinin fazla üst düzey tepki vermemesini de, muhataplarla ‘angajman’ı sürdürme kaygısıyla açıkladı. ABD’nin Türkiye politikasının parametrelerini böylesine dürüstçe ortaya koymasından dolayı Ricciardone’ye teşekkür borçluyuz.

ÇIKARLAR SİYASETİ

Büyükelçi’nin sözlerini Washington’daki diğer nabızlarla birleştirince şu analiz ve tahminler yapılabilir: Amerikalıların Türkiye’de demokrasiye ilişkin ümitleri bayağı zayıf. Mevcut siyasi ve toplumsal konjonktürde çıkış yolu pek görmüyorlar. Otoriter iktidar ve kifayetsiz muhalefet yüzünden Türkiye’nin önümüzdeki beş, hatta on yılı kaybedebileceğini düşünüyorlar. Bu süreçte değerler siyasetine odaklanıp ikili ilişkileri gerginleştirmektense, çıkarlar siyasetiyle işlerini yürütme niyetindeler. Demokrasisi zayıflamış bir Türkiye’nin katma değeri azalmakla birlikte stratejik öneminin süreceği kanaati yaygın. Kısacası ABD, taşları bir bir döşenen baskıcı rejimin hukuksuzluklarına alet olmayacak, fakat yüksek sesle karşı da çıkmayacaktır.

Sivil Amerika’dan resmi Amerika’ya Türkiye’de demokrasiye sahip çıkma baskısı sürecek kuşkusuz. Ancak Ankara’nın da stratejik rüşvetlerle Washington’un sesini kısma kabiliyeti var. Mesela şu günlerde Obama yönetimi IŞİD karşıtlarına yönelik eğit-donat programına Türkiye’nin de ev sahipliği yapacak olmasından çok memnun. Bizimkiler eğitip donattıkça, ezalarına yeni ruhsatlar aldıklarını düşünüyorlardır.

Sözün özü, Türkiye stratejik maden konumunu koruduğu sürece, ezilenlere ABD’den çok güçlü destek gelmez. Gerçi demokrasi mücadelesinde yerli dinamiklerin ağır basmasında da hayır var. Kimseye borcunuz olmaz.

Paylaş30Tweet19
Berk Karaoğlan

Berk Karaoğlan

Tavsiye ediliyor

Tam bir fiyasko

13 Mart 2016
0

Washington'daki kilit gazetecilerden Jeffrey Goldberg'in Başkan Barack Obama ve danışmanlarıyla aylarca görüştükten sonra hazırladığı araştırma dosyası geçen hafta The Atlantic dergisinde yayınlandı. 'Obama Doktrini' başlıklı geniş dosyaya baktığımızda...

Daha FazlaDetails

Yalancı bahar olmasın

29 Şubat 2016
0

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün Anayasa Mahkemesi kararıyla Silivri Cezaevi'nden tahliyesi, yurtta ve dünyada demokrasi, insan hakları ve basın özgürlüğünü önemseyenleri...

Daha FazlaDetails

Tek adam, tek parti diplomasisi

22 Şubat 2016
0

Ankara'daki kanlı ve alçak terör saldırısı, Washington ile trafiği de artırdı. Bu trafik, iki yakın müttefik arasında teröre karşı işbirliğini ve dayanışmayı dosta düşmana ilan eden türde bir...

Daha FazlaDetails

Yenilen pehlivan sendromu

15 Şubat 2016
0

Türkiye, Suriye'de yakın tarihin en büyük testlerinden biriyle karşı karşıya. Duygu ve hırslarının esiri olan AKP rejimi ülkeyi hızla sürüklediği bataklıkta çırpınıyor. Çırpındıkça hem kendini hem de Türkiye'yi...

Daha FazlaDetails

Beyaz Saray aslanın ağzında

8 Şubat 2016
0

Amerika'daki başkanlık seçim kampanyası kızışıyor. Demokrat ve Cumhuriyetçi adaylar ilk önseçim sınavlarını Iowa'da verdi. Başa oynayanların işi kolay değil, zira kıran kırana bir yarış söz konusu. Bir başka...

Daha FazlaDetails
  • Çok Okunanlar
  • Gündem
Fethullah Gülen’in eserleri Sydney’in en büyük kitap fuarında

Gülen Hareketi nedir ve ne ister? Eğitime katkısı oldu mu?

21 Temmuz 2026
Kanada’daki Yangınların Dumanı ABD’yi Vurdu

Kanada’daki Yangınların Dumanı ABD’yi Vurdu

15 Temmuz 2026
New Orleans Polis Teşkilatı Arması

New Orleans Polis Armasındaki Ay ve Yıldızın Sırrı Ne?

15 Temmuz 2026
Alzheimer hastalığını erken evrede tespit edebilen kan testi geliştirildi

Alzheimer hastalığını erken evrede tespit edebilen kan testi geliştirildi

7 Haziran 2025
Commodore'dan dijital detoks telefonu

Commodore’dan dijital detoks telefonu: Sosyal medya yok!

22 Temmuz 2026
Twentieth Century-Fox screenshot

Luke Skywalker’ın ışın kılıcı açık artırmada Star Wars rekoru kırdı

21 Temmuz 2026
Trump’tan Çocuklara Yatırım Hamlesi: Kaç Hesap Açıldı?

Trump’tan Çocuklara Yatırım Hamlesi: Kaç Hesap Açıldı?

21 Temmuz 2026
Mickey Mouse’tan Beyoncé’ye: Amerika’yı değiştiren 25 Eser

Mickey Mouse’tan Beyoncé’ye: Amerika’yı değiştiren 25 Eser

21 Temmuz 2026

GÜNDEM

  • Gündem
2015 yaşanan en sıcak yıldı
Gündem

İklim değişikliğinin etkileri her geçen gün ağırlaşıyor

21 Temmuz 2026
0

İklim değişikliği kamuoyu gündeminde eskisi kadar yer bulmasa da, bu hafta bir araya gelen bilim insanları ve toplum liderleri, ısınan...

Daha FazlaDetails
Kızamık Salgınında Uzmanlar Konuştu: “Aşı olmasaydım pişman Olurdum”

Kızamık Salgınında Uzmanlar Konuştu: “Aşı olmasaydım pişman Olurdum”

21 Temmuz 2026
Mağdurlar İçin Hak Savunuculuğu Ödülü

Mağdurlar İçin Hak Savunuculuğu Ödülü

20 Temmuz 2026
PAKİSTAN | Muson sellerinde can kaybı 400’e yaklaştı

Texas’ta selde ölenlerin sayısı 2’ye yükseldi

17 Temmuz 2026
Arjantin, İngiltere’yi devirdi ve İspanya’nın rakibi oldu

Arjantin, İngiltere’yi devirdi ve İspanya’nın rakibi oldu

16 Temmuz 2026
Zaman Amerika

KURUMSAL

  • Haber Gönder
  • Künye – İletişim

Copyright © 2015 Zaman Amerika. All Rights reserved. Designed by konnektium

Sonuç yoktur.
Tüm sonuçları göster
  • Anasayfa
  • Dünya
  • Gündem
  • Yaşam
    • Sağlık
    • Eğitim
    • Aile
    • Turizm
  • Ekonomi
  • Politika
  • Kültür/Sanat
  • Bilim/Teknoloji
  • Spor

Copyright © 2015 Zaman Amerika. All Rights reserved. Designed by konnektium