Çarşamba, Temmuz 22, 2026
Zaman Amerika
  • Anasayfa
  • Dünya
  • Gündem
  • Yaşam
    • Eğitim
    • Sağlık
    • Aile
    • Turizm
  • EKONOMİ
  • POLİTİKA
  • Kültür/Sanat
  • BİLİM/TEKNOLOJİ
  • Spor
Sonuç yoktur.
Tüm sonuçları göster
Zaman Amerika
  • Anasayfa
  • Dünya
  • Gündem
  • Yaşam
    • Eğitim
    • Sağlık
    • Aile
    • Turizm
  • EKONOMİ
  • POLİTİKA
  • Kültür/Sanat
  • BİLİM/TEKNOLOJİ
  • Spor
Sonuç yoktur.
Tüm sonuçları göster
Zaman Amerika
Sonuç yoktur.
Tüm sonuçları göster
  • Anasayfa
  • Dünya
  • Gündem
  • Yaşam
  • EKONOMİ
  • POLİTİKA
  • Kültür/Sanat
  • BİLİM/TEKNOLOJİ
  • Spor
Anasayfa Haberler Yazarlar Abdullah Aymaz

Hep üst menfezlerden değil

8 Şubat 2018
0
1.2k
İzlenme
Share on FacebookShare on X

Kuşlar girdikleri yerlerde hep üst delikleri ararlar, ama alt delikleri hiç araştırmazlar… Maalesef çıkış bulamadıkları için ölür giderler. Halbuki alt kısımlarda pek çok çıkış yerleri bulunur.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Hatıra kırıntıları

Talidomit

Küçük Prens

Aslında “selamet yolları” çoktur: “İşte size Allah tarafından bir nur ve hakikatleri açıklayan bir Kitap geldi. Onları izni ile karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve onları dosdoğru yollara hidayet eder (hem o yolu gösterir hem de o yolda yürütür).”  (Maide Suresi, 5/15-16) Demek ki, ihlas ve takva ile Kur’an’a sarılanlara Cenab-ı Hak selamet yollarını gösterir ve oralarda yürümeleri için inayet ve nusret buyurur. Çareyi ve çıkış yollarını o toplumun önde görünenler bulmak zorundadır. Onun için de yukarıdan yukarıdan değil, tevazu ile gerekirse aşağıdan aşağıdan çareler düşünmeleri gerekir. Bu hususta bilgi, birikim ve imkân sahibi herkes de destek vermelidir. Hep tenkit, hep tenkit değil; esasen hep yol gösterici olmak lâzımdır. Efendimiz (S.A.S.)  “Ben insanlara müdâraatla da emrolundum” buyuruyor. Hendek Savaşında Efendimiz (S.A.S.) kuşatmanın uzayıp gittiğini, soğuk, kıtlık ve açlığın her gün biraz daha arttığını ve Müslümanları  bütün bütün sarstığını görünce, Gatafanlıların kumandanı Uyeyne bin Hısn ile Hâris bin Avf’a şu haberi gönderdi: ‘Müslümanları kuşatmadan vazgeçip, yurdunuza dönüp giderseniz, Medine’nin yıllık meyve mahsülünün üçte birini veririm.’ dedi.  Onlar ise, ‘Bize, Medine’nin  yıllık hurma mahsülünün yarısı verilmelidir’ dediler. Fakat, Peygamberimiz (S.A.S.) buna yanaşmadı. Bunun üzerine üçte bire razı oldular ve bir heyet halinde Efendimizin (S.A.S.) huzuruna çıkıp geldiler. Peygamber Efendimiz (S.A.S.) bu arada önce Ensar’ın reislerinden Sa’d bin Muaz işe Sa’d bin Ubâde’ nin görüşlerini öğrenmek istedi. Onlar önce, ‘Yâ Resulullah! Bu sizin arzu ettiğiniz bir şey midir? Yoksa, Allah’ın size emrettiği ve bizim de muhakkak yerine getirmemiz gereken bir şey midir?’ diye sordular. Efendimiz (S.A.S.) şu cevabı verdi: ‘Eğer Allah tarafından emir alsaydım, sizinle istişare etmez, gereğini hemen yerine getirirdim. Bu, kabul edip etmemekte serbest bulunduğunuz bir görüşten ibarettir.”  Bunun üzerine Sa’d bin Muaz Hazretleri ‘Yâ Resulullah!’ dedi. ‘Biz ve şu kavim, bir zamanlar Allah’a ortak koşar, putlara tapar, Allah’a ibadet etmez ve Onu tanımazken bile, bunlar misafirlik veya satın almak gibi durumlar dışında Medine’den  tek bir hurma yemeyi ummamışlardır. Şimdi Allah, bizi İslamla şereflendirdiği, onunla doğru yolu buldurduğu, seninle ve onunla doğru yolu buldurduğu, seninle ve onunla bize kuvvet bahşettiği bir sırada mı mallarımızı bunlara haraç olarak vereceğiz? Vallahi, bizim için böyle bir anlaşmaya hiç ihtiyaç yoktur. Allah, onlarla aramızdaki hükmünü verinceye kadar onlara sunacağımız tek şey kılıçtır.’ dedi. bu konuşmadan Efendimiz (S.A.S.) memnun oldu. Gatafan heyetine de, ‘Kalkıp gidiniz! Artık aramızı ancak kılıç halleder.’ dedi. Bunun üzerine Gatafan   heyeti Resulullah’ın (S.A.S.) huzurundan ayrıldı. Yolda, Hâris bin Avf, Uyeyne bin Hısn’a şunları söyledi: ‘Biz Kureyşlilere yardım maksadıyla Muhammed’e saldırmakla bir şey elde edemeyeceğiz. Vallahi, ben Muhammed’in işinin açık ve üstün bir iş olduğunu görüyor ve tahmin ediyorum. Vallahi, Hayber Yahudilerinin bilginleri, Harem halkından Muhammed’in sıfatında bir peygamberin kitaplarında yazılı bulduklarını söyler dururlardı…”

Meselemize dönecek olursak, Hizmet-i imaniye ve Kur’aniye için, irşad yolları hakkında dertlenip sancılar çekilmesi iktiza ediyor. Hem de her çare ve menfez araştırılarak…  Unutmayalım ki, en mühim buluş ve keşifler, savaş zamanları gibi en sıkıntılı ve en zor zamanlarda gerçekleşmiştir. Niçin? Çünkü bütün fıtrî kabiliyetliler çözüm ararken, bir nevi fıtrî, istidadî, ızdırarî dua halinde bulunuyorlar demektir.  Allah da bu gayretlere ve mânevî dualara çözüm olarak ilham buyurur. Bazan problemler, dertlenişe göre rüyalarda bile çözülebilir… Bir zamanlar PM dergisinde bu hususta bir iki yazı çıkmıştı. Dergi, ‘problemlerinizi rüyalarla çözünüz’ diye bir konu üzerinde duruyor. Bir misal olarak, bir sayısında bir cümle vermiş.  “Bu cümlenin bir özelliği var. siz yatmadan önce üzerinde çalışın, uykunuz gelince de mesele devam edebilir, rüyanızda çözebilirsiniz. Çözenler bir mektupla bize ulaşsınlar”  meâlinde bir şeyler teklif etmişti. Öbür sayısında da çözümle ilgili birkaç rüya yayımlanmıştı. Bunlardan birisinde okuyucu diyor ki: “Cümle üzerinde düşünürken uyumuş kalmışım. Rüyamda bir salonda bulunuyorum. On üç tane masa var. Birinci masada bir kişi, ikincide iki kişi, üçüncü de üç kişi… on üçüncü masada da on üç kişi oturuyordu. Uyanıp, cümleye tekrar baktığımda cümlenin on üç kelimeden ve birinci kelime bir harf ikinci kelime iki harf… on üçüncü de on üç harften meydana geliyordu. Özelliği bu imiş…

Şimdi, sadece bir cümledeki özelliği keşfetmek için bile insan meselenin üzerine düşünce böyle çözümler olduğuna göre acaba insanlık adına iman ve Kur’an  hakikatları ile ilgili meselelerde dertlenip çözüm için sancı çekersek Cenab-ı Hak hiç çözümsüz bırakır mı? O’na (c.c.) çok güvenelim…

Veciz bir sözde “Aramadın ki, bulasın.” deniliyor. Cenab-ı Haki her derde bir deva yaratmıştır. Elbette ölüm ve ihtiyarlık müstesna…

Kur’an-ı Kerim, hadis-i şerifler üzerine pek çok sempozyumlara katılan bir arkadaşımız “Efendim, hiç yeni bir şey göremiyorum. Hep nakiller veya orijinalite yapmak için zorlamalar var. Sadra şifa taptaze, yepyeni hoş ve güzel yorumlarla karşılaşamıyorum!” deyince ona “Dertlenme yok… Fişlemeler ve nakiller var. Bunlar herkesin yapabileceği şeyler. Gerçekten ‘Cenab-ı Hakk’a günümüzde bizden beklediği nedir? Bu âyet, bu hadis bize neyi ifade ediyor?’  hassasiyet ve titizliğiyle meseleler ele alınsa, herhalde hepimiz istifadesine çok güzel cevherler  ortaya çıkar.” denilmişti. İşin hakikatı da bu…

Paylaş30Tweet19
Kemal Çetin

Kemal Çetin

Tavsiye ediliyor

Hatıra kırıntıları

19 Mart 2018
0

Prof. Dr. Ali Fuad Başgil’in “Yakın Maziden Hatıra Kırıntıları” isimli kitabından bazı bölümleri aktarmak istiyorum… “Bahtiyar o milletti ki, başında bilgili, namuslu ve feragat sahibi devlet adamları vardır…”...

Daha FazlaDetails

Talidomit

19 Mart 2018
0

1968’lerde bir gençlik hareketi vardı. 68 Kuşağı denilen bu hareket dünyaya yayıldı… Bizde nasibimizi aldık. 1980 darbesine kadar hatta daha sonraları bunların bilhassa inkarcı kesimiyle pek çok münakaşa...

Daha FazlaDetails

Küçük Prens

19 Mart 2018
0

Bundan 15 sene önce Roma’da PİSAİ’de master yapan bir arkadaşımız, derste bir profesörün Duha Suresini okurken gözlerinin  yaşardığını, “Bunda İlahî bir güzellik elbette var!” dediğini söylemişti. PİSAİ, Vatikan...

Daha FazlaDetails

İşareti 1990’da verilmişti

19 Mart 2018
0

1990’nın başında (hem de 1966’da yeni bir dünyanın kuruluş rüyasının görüldüğü yerde), sefine-i Nuh’a benzer bir ilim yuvasının terasında gecenin iki buçuğunda Kafkaslara doğru binlerce ışık hüzmesinin uçaklar...

Daha FazlaDetails

Yepyeni bir Çağıldayan

19 Mart 2018
0

Çağlayan dergisinin  Mart 2018 sayısı çıktı. Kapağında da: “Tasaya ne gerek bu  muvakkat bir hazandır, Geldiği gibi savulacağı da ayandır; Geceyi nehar, kışı da bahar takip eder, Bu,...

Daha FazlaDetails
  • Çok Okunanlar
  • Gündem
Fethullah Gülen’in eserleri Sydney’in en büyük kitap fuarında

Gülen Hareketi nedir ve ne ister? Eğitime katkısı oldu mu?

21 Temmuz 2026
Kanada’daki Yangınların Dumanı ABD’yi Vurdu

Kanada’daki Yangınların Dumanı ABD’yi Vurdu

15 Temmuz 2026
New Orleans Polis Teşkilatı Arması

New Orleans Polis Armasındaki Ay ve Yıldızın Sırrı Ne?

15 Temmuz 2026
Alzheimer hastalığını erken evrede tespit edebilen kan testi geliştirildi

Alzheimer hastalığını erken evrede tespit edebilen kan testi geliştirildi

7 Haziran 2025
Commodore'dan dijital detoks telefonu

Commodore’dan dijital detoks telefonu: Sosyal medya yok!

22 Temmuz 2026
Twentieth Century-Fox screenshot

Luke Skywalker’ın ışın kılıcı açık artırmada Star Wars rekoru kırdı

21 Temmuz 2026
Trump’tan Çocuklara Yatırım Hamlesi: Kaç Hesap Açıldı?

Trump’tan Çocuklara Yatırım Hamlesi: Kaç Hesap Açıldı?

21 Temmuz 2026
Mickey Mouse’tan Beyoncé’ye: Amerika’yı değiştiren 25 Eser

Mickey Mouse’tan Beyoncé’ye: Amerika’yı değiştiren 25 Eser

21 Temmuz 2026

GÜNDEM

  • Gündem
2015 yaşanan en sıcak yıldı
Gündem

İklim değişikliğinin etkileri her geçen gün ağırlaşıyor

21 Temmuz 2026
0

İklim değişikliği kamuoyu gündeminde eskisi kadar yer bulmasa da, bu hafta bir araya gelen bilim insanları ve toplum liderleri, ısınan...

Daha FazlaDetails
Kızamık Salgınında Uzmanlar Konuştu: “Aşı olmasaydım pişman Olurdum”

Kızamık Salgınında Uzmanlar Konuştu: “Aşı olmasaydım pişman Olurdum”

21 Temmuz 2026
Mağdurlar İçin Hak Savunuculuğu Ödülü

Mağdurlar İçin Hak Savunuculuğu Ödülü

20 Temmuz 2026
PAKİSTAN | Muson sellerinde can kaybı 400’e yaklaştı

Texas’ta selde ölenlerin sayısı 2’ye yükseldi

17 Temmuz 2026
Arjantin, İngiltere’yi devirdi ve İspanya’nın rakibi oldu

Arjantin, İngiltere’yi devirdi ve İspanya’nın rakibi oldu

16 Temmuz 2026
Zaman Amerika

KURUMSAL

  • Haber Gönder
  • Künye – İletişim

Copyright © 2015 Zaman Amerika. All Rights reserved. Designed by konnektium

Sonuç yoktur.
Tüm sonuçları göster
  • Anasayfa
  • Dünya
  • Gündem
  • Yaşam
    • Sağlık
    • Eğitim
    • Aile
    • Turizm
  • Ekonomi
  • Politika
  • Kültür/Sanat
  • Bilim/Teknoloji
  • Spor

Copyright © 2015 Zaman Amerika. All Rights reserved. Designed by konnektium