Related Articles
42 Milyon Amerikalının Gıda Yardımı Tehlikede: SNAP Programında Tarihi Kesintiler
Amerika Birleşik Devletleri’nde düşük gelirli ailelerin, çocukların, yaşlıların ve engellilerin temel besin ihtiyacını karşılamaya yönelik en kapsamlı federal program olan SNAP (Ek Beslenme Yardım Programı), tarihinin en ağır kesintileriyle karşı karşıya. Kongre’nin “One Big Beautiful Bill Act” olarak da bilinen H.R.1 yasasını kabul etmesiyle birlikte 2034 yılına kadar 187 milyar dolarlık bir tasarruf hedeflenirken, Temmuz 2025 ile Ocak 2026 arasında üç milyon Amerikalı bu haktan tamamen yoksun kaldı.
Bir sonraki öğünü düşünmek zorunda kalmamalılar
Robert Wood Johnson Vakfı (RWJF) Kıdemli Politika Yetkilisi ve halk sağlığı doktoru Giridhar Mallya, yasanın uygulamaya giren her yeni bölümüyle birlikte bir milyon kişinin daha yardımını kaybedebileceğini ya da ciddi ölçüde azaltılmış destekle geçinmek zorunda kalabileceğini öngörüyor.
“Washington’daki kararların toplulukların gerçek ihtiyaçlarını yansıtması için güvenilir verilere ihtiyacımız var. Çocuklar, engelliler, gaziler ve yaşlılar bir sonraki öğünü karşılayıp karşılayamayacaklarını merak etmek zorunda kalmamalı” diyen Mallya, SNAP yararlanıcılarının yüzde kırkının çocuklardan oluştuğunu hatırlatıyor.
Programdan yararlanabilmek için ABD vatandaşlığı şart değil; yeşil kart sahipleri beş yıllık bekleme süresinin ardından SNAP’a başvurabiluyor. Bununla birlikte, kamuoyunda zaman zaman aksini öne süren söylemlere karşın, kayıt dışı göçmenler bu programdan hiçbir zaman yararlanamamıştır ve mevcut yasal düzenleme bu gerçeği değiştirmiyor.
Her altı haneden birinde SNAP
American Community Media (ACOM) ile RWJF iş birliğiyle düzenlenen bilgilendirme toplantısında, kongre bölgesi bazında sağlık ve ekonomik göstergeleri izleyen Kongre Bölgesi Sağlık Gösterge Paneli’nin (CDHD) yeni verileri kamuoyuyla paylaşıldı. Panelin eş baş araştırmacısı Dr. Lorna E. Thorpe’un aktardığı bulgular, SNAP’ın Amerikan sosyal güvenlik ağındaki kritik ağırlığını sayılarla gözler önüne seriyor: Ülke genelinde her altı haneden birinden fazlası bu programdan yararlanıyor.
2022 sonu ile 2025 arasında katılım oranı yüzde 17,9 ile yüzde 17,2 arasında görece dar bir bantta seyretti. Ancak Thorpe, bu küçük görünen farkın ardındaki büyüklüğe dikkat çekiyor: “Yüzde 17,2 ile 17,3 arasındaki fark bile 130.000’den fazla haneye karşılık geliyor.”
Bölgesel farklılıklar da çarpıcı. Ulusal ortalamanın üzerinde seyreden Kaliforniya’da tablo özellikle dikkat çekici: Bakersfield bölgesini kapsayan 22. Kongre Bölgesi’nde hanelerin yaklaşık yarısı, Fresno’yu kapsayan 21. Bölge’de ise yüzde ellinin üzerinde bir oran SNAP’tan yararlanıyor.
Dört köklü değişiklik, milyonlarca kişiyi etkiliyor
Dr. Mallya, yasanın getirdiği değişiklikleri dört temel başlık altında değerlendiriyor.
İlk değişiklik, çalışma zorunluluğu getiriyor. Ancak araştırmalar bu uygulamanın istihdamı kayda değer ölçüde artırmadığını ortaya koyuyor. Aksine, başvuru belgelerinin hem çalışanlar hem de engelliler gibi muafiyet talep eden gruplar için son derece karmaşık ve zaman alıcı olması nedeniyle programa katılımın düştüğü görülüyor.
İkinci değişiklik, finansman yükünü federal hükümetten eyaletlere devrediyor. Ekim ayından itibaren idari giderlerin yüzde 75’ini eyaletler karşılayacak; bu oran bugünkü yüzde 50’nin belirgin biçimde üzerinde. 2027’den itibarense çoğu eyalet, tarihte ilk kez gıda yardımı maliyetlerine de ortak olmak zorunda kalacak. Yüzde beş ile on beş arasında değişen bu pay, yıllık yüz milyonlarca dolarlık ek yük anlamına geliyor.
Üçüncü değişiklik, yasal statüye sahip bazı göçmen gruplarını kapsam dışına çıkarıyor: Mülteciler, sığınmacılar ve insan ticareti mağdurları artık bu destekten yararlanamayacak. Mallya, Trump yönetiminin genel göçmen karşıtı politikalarıyla birleşen bu değişikliğin, hem yasal statülü göçmenler hem de karma statülü ailelerdeki ABD vatandanı çocuklar arasında programa katılımı caydırıcı bir etki yarattığını vurguluyor.
Dördüncü ve belki de en kapsamlı değişiklik, önümüzdeki on yıl boyunca tüm SNAP yararlanıcılarının alacağı yardım miktarını etkiliyor. Bundan böyle yardımlar enflasyona ve artan yaşam maliyetlerine göre güncellenmeyecek; bu da programın satın alma gücünün yavaş yavaş erimesi demek.
“SNAP bütçesi önümüzdeki on yılda yaklaşık 190 milyar dolar, yani yüzde 20 oranında küçülecek. Bunun sonucunda dört milyon kişi — aralarında bir milyon çocuğun da bulunduğu — ya yardımını tamamen yitirecek ya da ciddi biçimde azaltılmış bir destekle yetinmek zorunda kalacak” diyen Mallya, sözlerini şöyle tamamlıyor: “İşte bu nedenle CDHD’nin sunduğu güncel ve güvenilir veriler her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor.”
