Cumhuriyetçi genç kız bugün Demokrat Parti’nin başkan aday adayı

Cumhuriyetçi genç kız bugün Demokrat Parti’nin başkan aday adayı

ABD siyasetinin son 20-25 yılına damgasını vuran politikacılarından birisi Hillary Rodham Clinton. Önümüzdeki yıl yapılacak başkanlık seçimleri için yeniden Demokrat Parti’den aday adaylığını açıklayan Clinton, şimdiden sandığın en favori isimlerinden.

Washington DC’nin hep ağır isimlerinden olan Hillary Clinton’ın popülaritesini kimileri ABD’nin gelmiş geçmiş en başarılı başkanlarından olan eşi Bill’e kimileri ise bitmek tükenmek bilmeyen hırsına bağlıyor. Zeki bir insan olduğunu da eklemeden geçmemek gerekiyor.

Siyasi hayatının en sıkı mücadelesini Hillary Clinton, 2008’deki başkanlık seçimlerinde Başkan Barack Obama’ya karşı parti içindeki adaylık yarışında vermişti. Clinton, 2008 yılının Mayıs ayında Obama’nın adaylık yarışının kazanacağının anlaşılmasına rağmen mücadeleden vazgeçmemiş partinin Denver’daki kurultayına kadar işi sürdürmüştü.

Hillary’in bugünü ve dününü bilmek belki de 2017-2021 yılları arasında Beyaz Saray’ın patronu olacak kişiyi tanımak adına önemli.

Amerika Birleşik Devletleri’nin 67. Dışişleri Bakanı da olan Hillary Clinton, eski başkanlardan Bill Clinton ile evli. Bu izdivaçtan Chealse adlı bir kız çocuğuna sahip olan Hillary, geçtiğimiz yılda anneanne oldu.

young-hillary

ÖNCE CUMHURİYETÇİ SONRA DEMOKRAT OLDU

26 Ekim 1947 yılında Hillary Diane Rodham, Illinois eyaletinin en büyük şehri olan Chicago da doğdu. İngiliz ve İrlanda kökenli bir ailenin çocuğu olan Hillary’in babası Hugh Ellsworth Rodham tekstil sektöründe iş yapan orta halli bir insandı. Hillary’in annesi Dorothy Emma Howell ise ev kadını. Ailenin en büyük çocuğu olan Hillary, Hugh ve Tony adında iki de erkek kardeşe sahip.

Çocukluk yıllarında dahi sosyal kişiliği ile dikkat çekecek kadar önde olan Hillary, öğrencilik yıllarında uğraştığı spor dallarında ödüller aldı. Marine East Lisesi’ne gitti, öğrenci konseyi, müzakere takımı ve Ulusal Onur Topluluğu (National Honor Society) gibi gruplara katılarak siyaset dünyasına adeta liseli yıllarında hazırlandı. Liseyi Marine South adlı okulda tamamlayan Hillary, burada Ulusal Hüner Finalist’i (National Merit Finalist) olmayı başardı. Liseyi 1965 yılında bitiren Hillary, bugün her ne kadar Demokrat Parti saflarında mücadele etse de ilk siyasi tecrübesini Cumhuriyetçi Parti’de yaşadı. Muhafazakar bir aileden gelen Hillary, 1964’teki başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi aday Barry Goldwater’ın kampanyasında gönüllü olarak çalıştı.

MARTHİN LUTHER, HİLLARY’DEKİ DEĞİŞİME ÖNCÜLÜK ETTİ

Lisedeki tarih öğretmeninin aracılığı ile 1962 yılında efsane sivil haklar savunucusu Dr. Marthin Luther King Jr. (MLK) ile tanıştı ve sosyal olaylara ilgisi de bu yıllarda daha fazla arttı. Yalnızca kız öğrencilere eğitim veren ve hemen her yıl ABD’nin en iyi 5 okulu arasında yer alan Boston’a 25 km mesafedeki Wellesley Koleji’ne girmeye hak kazanan Hillary, burada siyasal bilimler alanında eğitim aldı. Üniversitenin ilk yıllarında okulundaki “Genç Cumhuriyetçiler” (Young Republicans) derneğinin başkanlığını da bir süre yürüttü.

MLK önderliğinde verilen sivil haklar mücadelesi ile Vietnam savaşları Clinton’ın fikri dünyasında gelgitler yaşamasına yol açtı. MLK’a suikast ve ardında bıraktığı efsane bir anlamda Hillary için yeni bir arayışı başlattı. Hillary o dönem için kendisini şu şekilde tanımlar; “bir muhafazakarın aklı ve bir liberalin kalbi.”

Clinton bu tarihten sonra Demokrat Parti’nin başkan adayı olan Eugene McCarty’e destek vermiş ve ilk defa ailesinden bir fert muhafazakar çizgiyi terk etmiştir. Sivil hak arayışlarını destekleyen Hillary, okullarına daha fazla siyahi öğrenci alınabilmesi için kampanyalara destek verip, bizzat eylemlere de katıldı.

Hillary’in kabına sığmayan gençliği onu Wellesley Koleji Yönetim Topluluğu’na (Wellesley College Government Association) başkan olmasına yol açtı. “Wellesley in Washington” adında üniversitenin yaz programına katıldı ve hocalarının yardımı ile de Cumhuriyetçi Konferans Evi’nde (House Republican Conference) stajyer olarak işe başladı.

New York valiliğine yeniden seçilebilmek için yarışan Cumhuriyetçi Vali Nelson Rockfeller’ın seçim kampanyasına çalışması için davet edilen Rodham bir süre burada görev üstlendi. Ancak 1968 yılında katıldığı Cumhuriyetçi Parti’nin ulusal kurultayında (Republican National Convention) fazla ırkçı mesajların verilmesi üzerine Hillary artık bu partiyle yollarını tamamen ayırmaya karar verdi.

Wellesley gibi oldukça başarılı bir okuldan derece ile mezun olan Hillary, ayrıca mezuniyet törenin de ilk konuşan öğrenci olarak okulun tarihine ismini yazdırdı.

Okul bitiminin yaz döneminde Alaska eyaletinde McKinley Dağı Ulusal Parkı’nda bulaşık yıkayarak cüzi bir ücret karşılığı çalıştı . Ancak çalıştığı ortamın sağlıksız olduğundan şikayet etmesi üzerine de işine son verildi.

Hillary and Bill Clinton, 1969

HAYATINI DEĞİŞTİREN ADAM

Eğitim hayatına Rodham Yale Üniversitesi’nde hukuk alanında devam etmeye karar kıldı Hillary. Okulda “Yale Review of Law and Social Action” isimli okul gazetesinin editör kurulunda da yer alarak entellektüel birikimine önemli kazanımlar sağlamaya başladı. Yale döneminde Hillary, çocukların suistimal edilmesi ile mücadele ve fakirlere hukuksal destek sağlayan hayır kurumlarında gönüllü çalıştı. Göçmenlerin çalışma, yaşama, eğitim ve sağlık gibi sorunları üstüne yaptığı çalışmalarla ödül kazandı.

Hillary Rodham’ın hayatında en önemli değişimin başlayacağı tarih 1971 ilkbaharı olur. Yale de hukuk öğrencisi olan Bill Clinton ile karşılaşan Hilary, arkadaşlık ilişkilerinin yanı sıra birlikte sivil özgürlükler, anayasal haklar gibi alanlarda hizmet veren bir hukuk bürosunda çalıştı.

Bill ile Hilary’in çalıştığı hukuk bürosunun kurucularından ikisi komünist partinin de kurucu üyelerindendi. Sıkı sosyal demokrat olan Bill-Hillary ikilisi Demokrat partiden başkan adayı olan George McGovern’ın seçilebilmesi için kampanyasına destek oldular. Ancak McGovern’in kampanyası başarısız oldu.

bill-hillary1

BİLL’İN ARKASINDAN ARKANSAS’A GİDİYOR

Hillary, Yale Üniversitesi’nin hukuk fakültesini de derece ile bitirdi 1973 yılında. Ancak bir yıl daha okulda Bill’i mezun olması için bekledi.  Bill okulu bitirir bitirmez Hillary’e evlenme teklifinde bulundu ama Hillary’in cevabı hemen evet olmadı. Bu teklife cevap için Hillary yaklaşık iki yıl bekledi.

Hillary, öğrenciliğinde olduğu gibi iş hayatında da başarıları ile kısa zamanda dikkat çekmeye başladı. Yale Çocuk Çalışma Merkezi’nde görev aldığı dönemde 1973 yılında yayınladığı “Hukuk Korumasında Çocuk” (Children Under the Law) makalesi “Harvard Educational Review”da yayınlandı ve alanında referans alınacak kadar değerli bulundu.

Bir süre büyük hukuk firmalarında çalıştı ancak daha sonra Bill’in peşinden Arkansas’a gitmeye karar kıldı. İkili 1975’te evlendi ve 1980 yılında da tek çocukları olan Chelsea dünyaya geldi.

Hillary Arkansas’a yerleştikten sonra fakirler için hukuksal destek sağlayan bir klinik kuran ve aynı zamanda da çocukların suistimali ile ilgili davalara bakmaya başladı.

Siyaset Hillary’in 1977 yılında yeniden karşısına çıktı. Dönemin başkan Jimmy Carter, Birleşmiş Eyaletler Hukuk Servisi Kurumu isimli, fakirlere hukuksal destek sağlayan ve kar amacı gütmeyen bir kurumun yönetimine atandı. Bill ise henüz 32 yaşında iken 1978 yılında eyalet valiliği seçimlerini kazandı.

Siyaset Clinton aile fertlerinin hayatının hep merkezinde oldu. Bill, Arkansas valisi seçildikten sonra da çocukların korunması, eğitimi ve sağlığı ile ilgili çalışmalara devam etti Hillary. Aynı zamanda çocuk ve fakirleri koruma derneklerinde de görev aldı.

Hukuk kariyerine de devam eden Hillary, Amerikan Barolar Birliği’ne Mensup Kadınlar (American Bar Association’s Commission on Women in the Profession) grubuna liderlik etti.

Hillary, iki defa Amerika’nın en etkili 100 avukatından biri olarak seçildi. Bill, 1992’de ABD Başkanı seçilince Hillary de First Lady oldu.

Kadın hakları konusundaki çalışmalarını Hillary bu tarihten sonra uluslararası arenada sürdürdü ve dünya genelinde tanınan bir isim oldu. Hillary yine göğüs kanseri ve Körfez Savaşı sendromuna yakalanmış insanlara terapi uygulanması ile ilgili çalışmalarda da bulundu.

Evlat Edinme ve Güvenli Aileler Hareketi’ne ( Adoption and Safe Families Act) destek veren Hillary, bu sayede genç yaşta kız çocukların hamile kalmasına karşın mücadele verdi. Çocukların başarısı için topluma düşen vazifeleri anlattığı kitabı “Bir Kasaba Gerekir” (It Takes A Village) 1995 yılında yayınlandı.

Kitap, uluslararası arenada best-seller oldu ve buradan gelen geliri de çocukların gelişimine harcandı. Daha sonra Hillary’nin otobiyografisini yazdığı “Living History” adlı kitabı da best-seller oldu.
hrc-booktour_custom-4bfa183c4ca3a5916a05021bab7fd278494de284-s1100-c15

2000’Lİ YILLAR VE DOĞRUDAN SİYASET DÖNEMİ

Eşinin iki dönem başkanlığının bitiminde bu defa ABD siyasetine bayan Clinton girdi. Hillary, 2000 yılında New York Senatörü seçildi ve 11 Eylül saldırıları sonunda sıkıntı yaşayan ailelere, küçük işletmecilere yönelik yaptığı çalışmalarla isminden söz ettirdi.

Hillary, Afganistan savaşına destek vermiş, Irak için ise muhalif bir duruş sergiledi. Hillary’nin 2003 yılında kadar siyasi birikiminin en ciddi testi Irak savaşında oldu. Hillary, düzmece belgelerle Irak’a açılan savaşa karşı yeterli düzeyde muhalif tavır gösteremedi.

BAŞKANLIK YARIŞI VE HIRSIN GETİRDİĞİ HEZİMET

Hillary, 2006 yılının Kasım ayında yapılan New York senatörlük ara seçimini yeniden kazandı. Bundan yaklaşık iki buçuk ay sonra ise (20 Ocak 2007) Demokrat Parti’den 2008 yılında yapılacak olan başkanlık seçimleri için aday adayı olduğunu açıkladı.

Hillary ile birlikte aday adaylığı yarışında Barack Obama, John Edwards, Joe Biden, Christopher Dodd ile Bill Richardson vardı. Yarışın en favori ismi şüphesiz Hillary Rodham Clinton görünüyordu. Televizyon ve gazetelerde Hillary, tanınan bir simaydı. Ancak fikirleri, etkili konuşması ve belki de en önemlisi geçmişi ile biranda ABD’lilerin en merak ettiği isim Obama oldu.

Obama, hem sıradan bir halk çocuğu hem de Amerikan rüyasının ta kendisiydi. Ayrıca Obama, ‘‘yarı zenci’’ geçmişi ile Beyaz Saray aday adaylığı ABD’nin dünyada yerle bir olan imajını da düzeltme adına son derece iyi bir fırsat olarak yorumlanıyordu.  Hillary ise rakibine göre avantajı deneyimi, tanınmışlığı ve belki de ilk kadın başkan olabilecek olmasıydı.

images-6

Tüm bu artı ve eksi tarafları ile 2008 yılının 3 Ocak tarihinde Iowa’da yapılan ilk ön seçimin galibi yarı siyahi başkan aday adayı Obama oldu. Bu Hillary ve seçim kampanyası için bir anlamda şok etkisine yol açtı. Hillary, Iowa hezimetini New Hampshire da bir hafta sonra yapılan ön seçimde galip gelerek telafi etti.

Şubat ayı gelmeden Demokrat Parti’de Obama ile Hillary dışında tüm aday adayları yarıştan çekildi. İkilinin mücadelesinde belki de kırılma noktası 5 Şubat tarihi oldu. Bu tarihte 20 eyalette yapılan ön seçimlerde Obama üstünlük sağladı. Ezici olmasa da bu galibiyet Obama ve seçim kampanyasına kuvvetli bir rüzgar verdi.

Demokrat Parti içinde artık ülke genelinde Clinton taraftarları ile Obama taraftarları şeklide ayrışmalar oldu. Clinton genellikle eskiyi, geçmişi ve aristokrasiyi temsil etmekle eleştiriliyordu. Obama ise tecrübesizliğine karşın yenilikçi, genç, umut aşılayan biri lider olarak göze batıyordu.

Takvimler Mayıs ayının ortasında geldiğinde artık ön seçimlerin galibinin Obama olduğu iyiden iyiye anlaşıldı. Ancak Hillary yarışı bırakmak istemiyor, rakibini her fırsatta çok sert eleştirmekten kendisini alamıyordu. Ön seçimlere noktayı koyan tarih aslında 3 Haziran oldu. South Dakota ile Montana eyaletlerinde yapılan ön seçimlerden de galip gelen isim Obama olunca Hillary’in parti içindeki yarışı kazanma şansı matematiksel olarak sıfırlandı.

Hillary, 2008 yılının Ağustos sonunda Denver şehrinde yapılan Demokrat Parti Kurultayı’na kadar yarıştan resmen çekilip Obama’ya destek sözü vermedi. Hatta Demokrat Parti içinde bölünme olabileceği korkusu bile yaşandı. Hillary bu dönem liberal basın tarafından hırsının artık partiye zarar verdiği yolunda eleştirilere maruz kaldı.

Denver’daki kurultayın ikinci gününde partililere seslenen Hillary, ilk defa burada Obama’nın başkan olabilmesi için eşi Bill ile birlikte destek olacakları sözü verdi. Bill Clinton Obama’ya Eylül ayı itibari ile destek vermeye başladı ancak Hillary seçim tarihine kadar ortaklıklarda görünmedi.

Hillary-Clinton-Defends-Handling-Of-Benghazi-Attack

BAKANLIĞI DÖNEMİNDE İKİ ÖNEMLİ HATAYA İMZA ATTI

Obama, 20 Ocak 2009 tarihinde Washington DC’de düzenlenen tarihi yemin töreni ile ABD’nin 44. Başkanı olarak tarihe geçerken, kurduğu hükümette de Hillary’e dışişleri bakanlığı makamını verdi. Bir dönem dışişleri bakanlığı yapan Hillary, 2013 yılından ikinci Obama Hükümeti’nde görev almak istemedi.

Hillary’nin dört yıl süren dışişleri bakanlığı karnesi Libya’nın Bingazi şehrinde 11 Eylül 2012 tarihinde ABD’nin bu ülkedeki büyükelçisine yapılan terör saldırısına kadar başarılıydı. Ortadoğu barış süreci çabalarında aktif rol üstlenmiş, Asya-Pasifik bölgesinde ABD’nin yeni girişimlerinin önünü açmış, AB ile ilişkilerin güçlenmesine, Moskova ile daha az sorunlu diplomatik yaklaşımların önünün açılmasına önemli katkıda bulundu.

Ancak Bingazi’deki terör saldırısı sonunda büyükelçi Christopher Stevens (52) ile birlikte 3 büyükelçilik çalışanı hayatını kaybedince rüzgarlar Hillary için tersten esmeye başladı. Kasım ayında yapılan başkanlık seçimlerine kadar Bingazi olayının terör saldırısı olduğu kamuoyundan gizlendi. Zira yeniden başkanlık için yarışta olan Obama, seçim kampanyasında en güçlü savunduğu El Kaide liderini öldüren başkomutanlık başarısı sarsılacaktı.

Bingazi saldırısı kamuoyuna 11 Eylül de internette gösterime sokulan ve İslam dini ile Hz. Peygambere (SAS) hakaret içeren filme duyulan öfke olduğu söylendi. Saldırının arkasında El Kaide’nin olduğu gerçeği kamuoyuna yansıyınca oklar biranda Hillary’nin üzerine çevrildi.

Kongre, Hillary’i Bingazi’de yaşanan olaylar için ifadeye çağırdı. Hillary, ifadeye çağırmasının akabinde hastalandığı açıklandı. Bu sayede Hillary Kongre’de ifade vermekten kurtuldu ancak Bingazi ile ilgili kafalardaki soruların peşini bırakmasına engel olamadı. Bugün hala Cumhuriyetçi Partiler, Bingazi olayı üzerinden Hillary’i eleştirmeye devam ediyor.

Hillary’nin dört yıllık bakanlığı süresince ikinci en büyük hatası olarak görülen olay ise elektronik posta adresi meselesi. Hillary, bakanlığın kendisine verdiği resmi elektronik adres yerine şahsi olanını kullandığı ortaya çıkınca, hem ulusal güvenliği riske atma hem de bir şeyleri gizlediği yolunda eleştiriler aldı.

Bu yılın başında patlak veren olay, Hillary için ciddi baş ağrısı oldu. Hillary, resmi yazışmalarını Dışişleri Bakanlığı’na teslim ettiğini geçtiğimiz haftalarda Birleşmiş Milletler’de katıldığı bir panel sonrası gazetecilere açıkladı. Hillary aynı basın toplantısında resmi elektronik adresi kullanmamasını da hata olarak kabul etti.

Cumhuriyetçi Parti’nin başkan aday adayları şimdiden Hillary Clinton’ı Bingazi ve elektronik adres olaylarından dolayı sık sık eleştiriyor/eleştirecekler de. Hillary, ABD tarihinde ilk kadın başkan olmaya en yakın isim. Demokratlar da Obama’dan sonra bir tarihi adım daha atmanın heyecanı içinde.

Hillary, Beyaz Saray hayalini 2008’deki hatalarından ders alarak yoluna devam ederse ABD tarihine ilk kadın başkan olarak geçeceği yüksek ihtimal. 2016 yılının 4 Kasım tarihinde yapılacak olan başkanlık seçimleri için bugünden kesin bir şey söylemek imkansız zira siyasette bazen 24 saat bile seçim sonuçlarını değiştirebilecek uzunlukta oluyor.

Sezai Kalaycı
Yorum Yaz

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış!

Henüz hiçbir yorum yapılmamış. Ama bu habere ilk yorum yapan siz olabilirsiniz.

Yorum Yaz
Yorumları Gör

Yorum Yaz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.
İşaretlenen alanların doldurulması gereklidir*