Foreign Policy, ‘Erdoğan’ın iktidarda kalma sırları’nı yazdı: Dezenformasyon, medyaya baskı, din istismarı

Foreign Policy, ‘Erdoğan’ın iktidarda kalma sırları’nı yazdı: Dezenformasyon, medyaya baskı, din istismarı

AKP yönetiminin iktidarını korumak için kullandığı gayrimeşru taktikler, Foreign Policy dergisinin internet sitesinde yayınlanan bir makalede ele alındı. Dergi, Erdoğan ve AKP’nin yalan haber ve kara propaganda silahlarını seferber ettiğini, medyaya baskı yaptığını ve dini istismar ettiğini anlattı.

Saygın uluslararası ilişkiler dergisi Foreign Policy (FP), ‘Gezi Parkı’ protestoları ve ardı ardına patlayan yolsuzluk skandallarına rağmen Türkiye’de seçim kazanmaya devam eden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP’nin taktiklerini masaya yatırdı. Derginin internet sitesinde yayınlanan bir makalede, hükümetin iktidarını sağlama almak için yalan haber ve kara propaganda silahlarını seferber ettiği, medya patronlarını mali yollarla diz çöktürdüğü, halkı ikna için ‘din’ kozunu kullandığı ve muhaliflere her türlü baskının uygulandığı anlatıldı.

Berivan Oruçoğlu imzalı makalede, Erdoğan ve destekçilerinin her türlü durum karşısında eleştirilere yanıt vermek yerine dezenformasyon kampanyasıyla kamuoyunu nasıl yönlendirdiği örnekleriyle anlatıldı. AKP’nin kontrolündeki pek çok yayın organının desteğiyle halkın, Gezi Parkı eylemlerinin arkasında ‘hainler, darbeciler, yabancı istihbarat örgütleri, Türkiye’nin ekonomik başarısını kıskanan Avrupalılar, faiz ve Yahudi lobileri’ gibi aktörlerin olduğuna inandırıldığı belirtilen yazıda, “Kabataş saldırısı” benzeri yalanların dolaşıma sokulduğu kaydedildi. FP, AKP medyası tarafından üretilen her bir yalan haberin yalan olduğunun daha sonra ispatlanmasına rağmen bu kampanyanın amacına ulaştığını ve AKP’li seçmenlerin, protestoların ‘hükümete karşı kurulmuş terörist bir komplo’ olduğuna inandıklarının altını çizdi.

AKP hükümetinin, medyanın idare üzerindeki kontrol gücünü bastırmak için her türlü hileye başvurduğunu anlatan FP, bu tekniklerin başında medya patronlarının kamu ihaleleri yoluyla satın alınmasını gösterdi. Hükümetin, bu yolla yanına çekemediği medya gruplarını da yüksek vergi cezalarıyla yıldırmaya çalıştığını anlattı. Erdoğan yönetiminin bizzat gazetecileri de hedef aldığını anlatan dünyaca ünlü dergi, hükümet baskısıyla onlarca gazetecinin işini kaybettiğini, kimi gazetecilerin ise haklarında açılan soruşturmalarla susturulmaya çalışıldığını belirtti.

Geleneksel medyanın hükümet baskısına büyük ölçüde boyun eğmesinin ardından muhalif kesimlerin bilgi kaynağı olarak internet ve sosyal medyayı kullanmaya başladığını aktaran FP, iktidarın bu tehdide cevap vermekte de gecikmediğini vurguladı. AKP’nin internette propaganda yapmak üzere binlerce kişilik sosyal medya ordusu istihdam etmeye başladığı belirtilen makalede, internete sızan yolsuzlukla ilgili ses kayıtlarına ulaşımın engellenmesi için YouTube ve Twitter gibi sitelerin de kapatıldığı anlatıldı.

Yüzde 98’i Müslüman olan bir ülkede dinin her zaman etkili bir siyasi araç olduğunun altını çizen FP, Erdoğan’ın en etkili silahlarından birinin de dini istismar etmek olduğunu ifade etti. Pek çok AKP’linin Erdoğan’a ‘kutsallık’ atfettikleri açıklamaları alıntılayan dergi, bu söylemin Erdoğan’ı her türlü eleştiriye karşı korunaklı hale getirdiğinin altını çizdi. Dergiye göre, dini söylem aynı zamanda Kemalist rejim boyunca ötekileştirilen dindarlar nezdinde Erdoğan’ın sürekli ‘mağdur’ olarak algılanmasını da temin etti.

Yorum Yaz

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış!

Henüz hiçbir yorum yapılmamış. Ama bu habere ilk yorum yapan siz olabilirsiniz.

Yorum Yaz
Yorumları Gör

Yorum Yaz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.
İşaretlenen alanların doldurulması gereklidir*