Davutoğlu: Halep saldırıları devam ederse yüzbinlerce sığınmacı Türkiye’ye gelir

Davutoğlu: Halep saldırıları devam ederse yüzbinlerce sığınmacı Türkiye’ye gelir

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Suriye rejimi öylesine bir yaklaşıma sahip ki, DEAŞ ile mücadele ettikleri için her şeyi mübah sayabiliyorlar. Halep’e saldırmayacağız diyorlar ama saldırıyorlar. Bizim de şöyle bir kaygımız var: Halep saldırıları devam ederse yüzbinlerce sığınmacı Türkiye’ye gelebilir. Bu BM’nin sorumluluğudur ve Halep’te, Suriye’de bu göç dalgası engellenmeli.” dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, New York’ta BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile görüşmesinin ardından BM’de bir basın toplantısı düzenledi. Ban ile yaptığı görüşmeler hakkında bilgi veren Başbakan Davutoğlu, daha sonra gazetecilerin gündeme ilişkin soruları cevapladı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genel Sekreter Ban Ki-mun ile Suriye, IŞİD, Irak, Libya, Kıbrıs, Ukrayna, Gazze ve Türkiye’nin dönem başkanlığını yaptığı G20 konularını ele aldıklarını söyledi. Davutoğlu, uluslararası toplumun Suriye krizinde üzerine düşeni yapmamakla eleştirdi. Türkiye’ye Suriye’den 2 milyon göçmenin geldiğini hatırlatan Ahmet Davutoğlu, bu insanlara yardım etmenin BM’nin görevleri arasında olduğunu dile getirdi. Suriye’de yardıma muhtaç insanlara yardımın ulaştırılmasının BM Güvenlik Konseyi’nin görevi olduğunu hatırlatan Davutoğlu, ‘‘Suriye’de yardıma muhtaç insanlara Güvenlik Konseyi yardım yolları açmadıkça kimse yardım edemez’’ dedi.

BM’DE SURİYE MESAİSİ

Genel Sekreter ile Suriye’de insani durum, IŞİD, BM’nin Halep’te başlatmaya çalıştığı ‘güvenli bölge’ girişimini detaylı şekilde ele aldıklarını kaydeden Davutoğlu, Türkiye’nin, Suriyeli göçmenler için bugüne kadar 5 milyar dolardan fazla harcama yaptığını vurguladı.

Suriye’de rejimi destekleyen yabancı savaşcılara karşı olduklarını kaydeden Davutoğlu, Türkiye’nin sınırlarından yabancı savaşcıların elini kolunu sallayarak geçtiği yolundaki eleştirileri de haksız bulduğunu söyledi. Davutoğlu, ‘‘Türkiye zaten terörden çekmiş bir ülkedir. Türkiye, IŞİD’i 2013’ün kasım ayında terör örgütü olarak gören ve kabul eden ilk ülkedir. Biz hiç bir zaman terör örgütlerinin sınırımıza yaklaşmasına müsaade etmemişizdir. Suriye ile Irak dediğimizde Türkiye’nin çok büyük bir sınır hattını oluşturmakta ve orada herhangi bir otorite yok. New York’ta oturarak durumu oradan değerlendirmek, Türkiye’nin sınırları hakkında yorum yapmak kolaydır, ama durumu yansıtmamaktadır’’ şeklinde konuştu.

Konuşmasında BM Güvenlik Konseyi’ni eleştiren Davutoğlu, bu kurumun Suriye’de yaşanan krize karşın bir planının olmadığına işaret etti. Bir gazetecinin, “BM’nin Suriye Temsilcisi Steffan de Mistura’nın planının işlememesi durumunda ‘B’ planı nedir?” şeklindeki sorusuna Davutoğlu, “A planı nedir ki burada? Bırakın B planını… Suriye rejimi öylesine bir yaklaşıma sahip ki DEAŞ (IŞİD) ile mücadele ettikleri için her şeyi mübah sayabiliyorlar. Sığınmacıların hareketlerini göz önünde bulundurmuyorlar. Halep’e saldırmayacağız diyorlar ama saldırıyorlar. Bütün ülkeler DEAŞ’e (IŞİD) karşı mücadele vermekte. Bizim de şöyle bir kaygımız var. Halep saldırıları devam ederse yüzbinlerce sığınmacı Türkiye’ye gelebilir. Bu BM’nin sorumluluğudur ve Halep’te, Suriye’de bu göç dalgası engellenmeli.” şeklinde cevap verdi.

UMARIZ MISIR’DA YENİ BİR YAKLAŞIM OLUR VE YENİ BİR DÖNEM BAŞLAR

Birleşmiş Milletler’de Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin normalleşmesi konusunda sorulan bir soru üzerine Davutoğlu, “Mısır, bölgedeki istikrarın omurgasıdır. Gerçekten çok büyük bir medeniyet geçmişi vardır. Mısır halkı da Türk halkının tarihsel olarak kardeşi ve dostudur.” ifadelerini kullandı.

Geçmişte doktora tezini yazmak için Kahire’de bulunduğunu ifade eden Davutoğlu, “Mısır kültürünün ne kadar derin olduğunu biliyorum. Mısır halkının ne kadar onurlu olduğunu biliyorum. Mısır halkına, tarihine ve Mısır’ın Ortadoğu’daki rolüne büyük saygı duyuyorum. Mısır olmadan, bölgede kapsamlı bir istikrar olmaz. Biz bunu gayet iyi biliyoruz.” şeklinde konuştu.

Hükümet olarak yakın geçmişte Mısır’la çok iyi ilişkiler kurmaya çalıştıklarını ifade eden Ahmet Davutoğlu, bununla birlikte askeri darbelere ilkesel olarak karşı olduklarını vurguladı. Davutoğlu, “Seçilmiş bir devlet başkanı bugün Mısır’da hapistedir. Binlerce kişi, askeri darbeye muhalefet ettikleri için siyasi hükümlü olmuşlardır.” dedi.

İLİŞKİLERİN DÜZELMESİ İÇİN ‘UZLAŞMA SÜRECİ’ ŞARTI

Mısır’daki siyasi sorunların yine Mısır halkı tarafından çözülmesine inandıklarını dile getiren Davutoğlu, burada uzlaşma sürecinin başlaması halinde Türkiye ve diğer ülkelerin Mısır’la çok iyi ilişkiler kuracağına inandıklarını vurguladı. Mısır’da ve çevresinde barışçıl bir ortam görmek istediklerini söyleyen Davutoğlu, bu ülkenin içişlerine karışma ya da bir fikir empoze etmek niyetinde olmadıklarını dile getirdi.

Başbakan Davutoğlu, bununla birlikte Mısır’da muhaliflerin ömür boyu hapse mahkum edildiği ortamın hem bölgesel istikrarı hem de Kahire’nin Gazze’de oynayacağı rol göz önüne alındığında Filistin meselesini olumsuz etkilediğini kaydetti.

Davutoğlu, şunları söyledi: “Bizim güçlü ve istikrarlı bir Mısır’a ihtiyacımız var. Türkiye olarak bazı konularda görüşlerimizi ifade ediyorsak, Mısır’ın oynayacağı rolü, siyasi ve tarihi derinliğini ve olgunluğunu baltalamayı amaçlamıyoruz. Tahrir Ruhu’na saygı gösterilmeli. Tahrir Ruhu, özgürlük ve onur içindi. Sadece Mısır halkı için değil, bütün Arap halkları ve Türkler de dahil bütün Ortadoğu halkları içindi. Umuyoruz ki Mısır bu sorunları çözecektir ve hem Mısır halkı hem de bizim için yeni bir dönem başlayacaktır.”

KIBRIS İÇİN YENİ PLAN TEKLİFİ

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genel Sekreter Ban ile görüşmesinde Annan planına Türkiye’nin destek verdiğini söylediğini belirterek, “Sayın Genel Sekretere artık bu planın çok önceden hazırlandığını ve yenisinin masaya getirilmesi gerektiğini ifade ettim. Ve kendisine bir Ban planı hazırlaması teklifinde bulundum” dedi.

Davutoğlu, Kıbrıs sorunu için Türkiye’nin uluslararası konferansın toplanması gerektiğini düşündüklerini dile getirdi.

 

F-4 KAZASI EĞİTİMİN DOĞASINDAKİ ZORLUKTAN KAYNAKLANMIŞ OLABİLİR

Konya’da F-4 uçağının düşmesiyle ilgili de konuşan Ahmet Davutoğlu, şunları söyledi: “Artık Türkiye’nin çok daha sofistike uçaklarla bu eğitim yapma imkanı var. Bana verilen ilk bilgide, doğrudan uçaktan kaynaklanan bir problemden daha çok, eğitimin kendisinin doğasında olan zorluktan kaynaklanan bazı faktörlerin etkili olabileceği gündeme getirilmişti. Ama tabii, nihayet bütün tetkikler yapıldıktan sonra bu konu açıklığa kavuşacak. Çünkü bu eğitimler bazen doğrudan savaş tatbikatları olduğu için zor bazı manevraları da içerebiliyor. Bunların sebeplerini inceleyeceğiz. Gerektiğinde F-4’ler tümüyle bu eğitim faaliyetlerinin dışında tutulabilir.”
Başbakan Davutoğlu, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın Irak ziyaretini, dün gündeme gelen Musul operasyonuyla sınırlı olmadığını da ifade etti. Davutoğlu, Irak’a silahtan daha çok donanım özellikleri taşıyan malzemeler verdiklerini dile getirdi ve “Türkiye’nin, Irak’ın istikrarına her zaman önem verdiğini Iraklılar da yakından bilirler. Musul’un ve Irak’ın istikrarı için atılması gereken adımlar konusunda bütün taraflarla yakından temas halindeyiz.” dedi.

DOLARIN YÜKSELİŞİ SADECE TÜRKİYE’DEKİ TARTIŞMALARA BAĞLANAMAZ

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Merkez Bankası’na siyasi baskı sebebiyle Türk Lirası’nın değer kaybettiği iddiasına “Sadece Türkiye’deki tartışmalara bağlanamaz.” cevabını verdi.

Davutoğlu, Birleşmiş Milletler’de gazetecilerin sorularını cevapladı. Doların Euro ve diğer para birimleri karşısında da yükseldiğini ifade eden Ahmet Davutoğlu, “Sadece Türkiye’deki tartışmalara bağlanamaz. Dolardaki bu yükselişle ilgili olarak bütün kurumlarımız, birimlerimiz gerekli tedbirleri almaktadır.” dedi.

Dün ilk yükseliş trendi olduğunda Merkez Bankası başkanıyla bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade eden Ahmet Davutoğlu, “Her türlü tedbir gerektiğinde alınır. Ama bunun dünyadaki genel bir dalgalanmanın Türkiye’ye yansıması olduğu unutulmamalı. Türkiye’de kur dolayısıyla özel bir kriz olduğu gibi bir kanaat doğru bir kanaat değil. Ama bunu ciddiyetle ele alıyoruz. Her kur değişiminin Türkiye üzerinde oluşturduğu baskı, enflasyon üzerinde yapacağı etki; bütün bunları göz önüne almak durumundayız.” ifadelerini kullandı.

Yorum Yaz

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış!

Henüz hiçbir yorum yapılmamış. Ama bu habere ilk yorum yapan siz olabilirsiniz.

Yorum Yaz
Yorumları Gör

Yorum Yaz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.
İşaretlenen alanların doldurulması gereklidir*