17 Aralık Bharara’nın dosyasına girdi

17 Aralık Bharara’nın dosyasına girdi

New York’ta tutuklu bulunan Reza Zarrab’ın geçen hafta yaptığı kefalet talebinin reddedilmesi gerektiğine dair mahkeme heyetine uzun bir açıklama gönderen New York Güney Bölge Başsavcı Preet Bharara, tutuklu iş adamının maddi gücü ve siyasi ilişkilerini anlattı.

Miami’de gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanan Zarrab’ın, verdiği ilk ifadede kendisi hakkındaki bazı bilgileri sakladığı ortaya çıktı.

HAPİSTE KALMASI ŞART

Dava dosyasında Zarrab’ın ne yaptığını iyi bildiğini savunan Bharara, “Zarrab’ın çok iyi bağlantıları var ve çok zengin. Mahkemeye geri geleceğinin hiçbir garantisi yok. Bu nedenle hapiste kalması gerekiyor” ifadelerine yer verdi. Başsavcı ofisi, İran asıllı işadamının Türkiye’de tutuklandığını ancak ülkedeki üst düzey yetkililerle olan bağlantılarından dolayı hapishaneden kısa sürede çıktığı iddialarına yer verdi.

17 Aralık fezlekesini İngilizceye çevirerek dosyaya koyan başsavcılık, Zarrab’ın Türkiye’de aralarında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dahil üst düzey yetkililerle yakın ilişkisi olduğuna dikkat çekti.

ZARRAB İLK SORGUSUNDAKİ YALANLAR

Miami’de ilk verdiği ifadede, Makedonya ve İran pasaportlarından bahsetmeyen Reza Zarrab, turistlik ziyaretlerde bulunduğu bazı ülkeleri de gizlemiş. Başsavcılık ofisi, Zarrab’ın Türk pasaportu ile 2010’da Rusya’ya, 2009’da Azerbaycan’a, 2013-2015’te Suudi Arabistan’a, 2014’te Mısır’a ve 2015’te Lübnan’a gittiğini yetkililere söylememiş.

Savcılık, Zarrab’ın İran ve Makedonya pasaportları bulunduğu bilgisini sonradan verdiğini ve her iki pasaportla nereye gittiğini bilmediklerini belirtti. Zarrab’ın Miami’de tutuklanmasından sonra telefonuna da el konmuştu. Zarrab’ın iPhone’unda yer alan fotoğraflar da dosyada yer aldı. Zarrab’ın Miami’de tutuklandığında 103 bin dolar nakit parası olduğu da dosyada verilen bilgiler arasında.

YILDA 11 MİLYAR DOLARLIK KAZANÇ

Mahkemeye sunulan belgelerde Zarrab’ın ifadelerine göre yıllık 720 bin dolar kazandığını ancak Türkiye’de bir televizyon kanalında (A Haber) günde bir ton altın ihracatında bulunduğunu söylediğini, bununda yılda 3,5 milyar dolar kazanç sağladığına vurgu yapıldı.

Türkiye’nin 11 milyar dolarlık ihracatını Zarrab’ın yaptığını anlatan savcılık, sanığın sadece altın işi yapmadığını bunun yanında birçok farklı işler yaptığını öne sürdü.

Royal şirketi altında Zarrab’ın birçok şirket kurduğunu gelirlerini artırmada ve suçlarında kullandığı iddia edildi. İlk ifadesinde bunlardan bahsetmediğine dikkat çeken New York Güney Bölgesi Başsavcılığı, Zarrab’a ait Royal şirketinin NIOC (Ulusal  İran Petrol Şirketi)  ile iş yaptığını ve bu şirketin dünyadaki bazı terörist eylemleri destelemesi ile bilinen IRGC’ye (İran İslam Devrim Muhafızları) bağlı olduğuna dikkat çekti.

FUTBOL SAHASINDAN BÜYÜK YAT YAPTIRIYORMUŞ

Başsavcı Preet Bharara ofisi, Zarrab’ın sahip olduğu lüks arabaları detaylı bir şekilde anlattı. Belgelerde bir futbol sahası büyüklüğünde bir yat yaptırdığı ve yatın su altı gezileri için minik bir denizaltısının bulunduğu ifade edildi.

ZARRAB PARASI İLE SADECE YATLAR SATIN ALMAMIŞ SİYASETÇİLER DE RÜŞVET VERMİŞ

Kefalet talebinin reddedilmesi için sunulan belgelerde, Zarrab’ın sadece evler ve yatlar almadığı, siyasetçilere de rüşvet verdiği kaydedildi. 2013’te Türkiye’de tutuklandıktan sonra 72 gün sonra serbest bırakıldığı ve davayı takip eden güvenlik birimlerinin ya tutuklandığını ya meslekten ihraç edildiğini ya da farklı bölgelere tayin edildiği ifade edildi.

Zarrab’ın başkaları ile yaptığı email yazışmalar ve fotoğraflara yer verildi.

17 ARALIK YOLSUZLUK SORUŞTURMASI ZARRAB DOSYASINA GİRDİ

Preet Bharara, Zarrab’ın 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasında adı geçen bakanlara nasıl rüşvet verdiğini anlattı. 17 Aralık fezkesini İngilizceye çevirerek mahkemeye sunan Bharara, bakanlar ile Zarrab arasındaki bütün ilişkileri detaylı bir şekilde anlattı.

17 Aralık yolsuzluk soruşturmasında adı geçen eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a verdiği rüşvet Bharara’nın dosyalarında yer aldı. 17 Aralık fezlekesine göre Zarrab, Çağlayan’a 32 milyon avro, 10 milyon dolar ve 300 bin İsviçre frangı ve bunları yanında nakit para, piyano ve değerli saat verildiğine yer verdi.

Bharara dosyasında, 17 Aralık soruşturmasında adı geçen eski İçişleri Bakanı Muammer Güler için güvenlik biriminin başında olan birisine Nisan-Ekim 2013 tarihleri arasında 5,8 milyon dolar rüşvet verdiğini anlattı.

Yine 17 Aralık’ta adı geçen Halk Bankası eski Genel Müdürü Süleyman Aslan’a verilen rüşvetin 2,5 milyon avro ve 1,4 milyon dolar olduğu belirtildi. Bu bilgilerin FBI tarafından doğrulandığı ifade edildi.

YURTDIŞI TRANSFERLERİ YEMEK VE İLAÇ OLARAK GÖSTERMİŞ

Başsavcılık ofisi, Zarrab’ın Halk Bankası çalışan birisi ile yaptığı telefon görüşmesine de yer verdi. Zarrab, bankada görüştüğü yetkiliyle, İran’a yemek transferleri konusunda Zafer Çağlayan’ın kendisini görevlendirdiğini anlattığına yer verdi.

Preet Bharara, 17 Aralık fezlekesinde geçen bütün detayları Zarrab dosyasına ekleyerek mahkemeye sundu.

TAYYİP VE EMİNE ERDOĞAN DA DOSYAYA GİRDİ

Başsavcı Zarrab’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın kurucusu olduğu TOGEMDER’e yaptığı bağışlara da geniş yer verdi. TOGEMDER’in internet sitesinden alınan fotoğraflarla TOGEMDER Yönetim Kurulu’unda Avrupa Birliği’nden sorumlu eski Devlet Bakanı Egemen Bağış’ın eşi Beyhan Bağış’ın da yer aldığına dikkat çekildi. Savcı, bunlarla Zarrab’ın üst düzey yetkililerle olan bağını ortaya koymaya çalıştı.

Mahkemeye sunulan belgelerde Zarrab’ın birçok devletle bağlantılı  ve zengin olduğuna dikkat çeken savcılık, sanığın kaçma ihtimalinin büyük olduğuna vurgu yaptı.

Hakimden, Zarrab’ın kaçma riskini gözönünde bulundurarak serbest bırakılmamasını isteyen başsavcılık, sanığın İran’a veya Makedonya’ya kaçması halinde bu ülkelerin ABD’ye suçlu iade etme anlaşmalarının olmadığını hatırlattı. Türkiye ile suçlu iade etme anlaşmasının olduğunu ancak bunun çok uygulanmadığını da belirtti.

17 Aralık fezlekesinde görüldüğü gibi Zarrab’ın suçlandığında büyük rüşvetler vererek bu durumun önüne geçtiğini savunan savcılık, Türkiye’ye dönmesi halinde yüksek makamdakilerin onu geri vermeyeceğini iddia etti.

İran asıllı işadamının yıllık 11 milyar dolar para kazandığını bu nedenle, kefalet için önerdiği 50 milyon dolar tahvil ve 10 milyon dolar nakit paranın kendisi için çok sorun olmadığına dikkat çekti. Bütün mal varlıklarının ABD dışında olduğu ve serbest kalabilmek için kefalet parasından vazgeçebileceği vurgulandı.

Zarrab’ın avukatı Benjamin Brafman’ın kefalet başvurusunda müvekkilinin Guidepost adlı güvenlik şirketi tarafından 24 saat boyunca gözlem altında tutulması için gerekli anlaşmaya varıldığı bildirmişti.

Savcılık ofisi ise 2012’den itibaren 140 federal suçlunun ev hapsinden kaçtığını hatırlatarak bu öneriye karşı çıktı. Zarrab’ın hapishane dışında olması halinde kaçma riskinin daha fazla olduğunu belirten savcılık, tutuklunun Manhattan’da kaçması durumunda onu durdurmaya çalışan silahlı korumaların kamu için tehlike oluşturacağını savundu.

Avukat Brafman’ın mahkemeye sunduğu dilekçede yakın bir tarihte Çinli bir işadamının kefaletle serbest bırakıldığı örneğini vermişti. Başsavcılık, o dava ile Zarrab davasının arasında farkların olduğunu ve sanığın ilk soruşturmada yalan söylemeye başladığını ifade etti.

Bharara, yargı sisteminde etkili olan bir insanın, kendi sunduğu kefalet şartlarından ve kendi ödediği özel güvenlik personelinden rahatlıkla kaçabileceğini belirtti.

Yorum Yaz

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış!

Henüz hiçbir yorum yapılmamış. Ama bu habere ilk yorum yapan siz olabilirsiniz.

Yorum Yaz
Yorumları Gör

Yorum Yaz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.
İşaretlenen alanların doldurulması gereklidir*