Kredi derecelendirme kuruluşları ile ilişkileri germek ekonomiye zarar verir

Kredi derecelendirme kuruluşları ile ilişkileri germek ekonomiye zarar verir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kredi derecelendirme kuruluşları hakkında “Bunlar (Moody’s ve Fitch) tavırlarını böyle sürdürürlerse başbakana söylerim; ‘bunlarla da ilişkiyi kes, bize bunlar bir şey kazandırmış değil.” açıklaması ekonomistlerin tepkisine neden oldu.

Standard Bank Gelişen Piyasalar Başekonomisti Timothy Ash, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kredi derecelendirme kuruluşları olmadan yolumuza devam ederiz sözüne katılmadığını, piyasaların (market) kuruluşların değerlendirmelerini göz önünde bulundurduğuna dikkat çekti. Kredi derecelendirme kuruluşlarını son dönemlerde Türkiye’nin kredi notunu hak ettiği şekilde vermediği konusunda eleştiren Ash, ama herşeye rağmen ilişkilerin gerilmemesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin kuruluşlarla ilişkilerinin germesi halinde hem yatırımcının hemde ülke için yaşamı daha zor haline getireceğine dikkat çeken Ekonomi uzmanı Ash “Kuruluşlarla ilişkileri germe yerine onları ikna edecek extra mesafe kat edilmesi lazım.” dedi. Genel olarak Türkiye’deki aşırı merkeziyetçi gücün, kuvvetler ayrılığı ve sonuçta ülke politikası üzerinde riskler oluşturacağına vurgu yapan Başekonomist Ash, “Sonuç olarak bütün bunlar, medya, iş dünyası, IMF, Avrupa Birliği (AB), polis, yargı, asker ve devlet idaresi üzerinde sarsıntılara sebep oldu.” şeklinde konuştu.

Alaska Anchorage Üniversitesi Yönetim ve Kamu Politikaları Fakültesi Öğretim Üyesi Gökhan Karahan ise, Türkiye’deki büyümenin sürdürülebilir olmadığını herkesin farkında olduğunu ve kırılganlığı kredi derecelendirme şirketlerini suçlayarak geçiştirmenin büyük hata olduğunu söyledi.

Rutgers Üniversitei Ekonomi Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şengün Yeniyurt ise ekonomik sıkıntı yaşayan ülkelerin, yabancı kurum ve kuruluşları suçlamasının  çok yaygın olduğunu belirterek “Ne yazık ki böyle suçlamalar ve saldırılar doğrudan yabancı yatırımcımlara ve yatırım yapmayı düşünen şirketlere zarar verir. Genel anlamda Türk ekonomisi için olumsuz bir durumdur.” dedi. Güvenilirliğin kredi derecelendirme kuruluşları için son derece önemli olduğunu da hatırlatan Yeniyurt, bu kuruluşların sektördeki başarılarını sürdürebilmelerinin, araştırma ve değerlendirmelerinin ne kadar iyi olduğuna bağlı olmasından dolayı siyaset yapmayı göze alamayacaklarını belirtti.

İnşaat yatırımlarına bağlı büyüme modelinin geçmişte birçok ülkede nasıl sona erdiğine bakılması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr Gökhan Karahan da konuyla ilgili olarak “Endüstriyel üretime ve/veya inovasyona dayalı bir büyüme modelinin olmadığı ekonomilerin ve özellikle global likidite bolluğundan yararlanarak inşaat ve tüketim balonunu şişirerek büyümeye çalışan ülkelerin en sonunda duvara çarptıkları tecrübelerle sabit bir gerçek.” dedi.

Kuruluşların son global finansal krizdeki rolünü bildiklerini vurgulayan Karahan “Ancak bu kuruluşların Türkiye tesbitlerini rüzgara karşı savaşarak değil, önümüzdeki ayların ne kadar zor geçeceğinin idrakına vararak değerlendirmemiz gerekiyor. Her ne kadar geç kalındığını düşünsekte Standard and Poor’s’un Amerika’nın notunu bile düşürdüğünü hatırlamak gerekir.” şeklinde konuştu.

Orhan
Yorum Yaz

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış!

Henüz hiçbir yorum yapılmamış. Ama bu habere ilk yorum yapan siz olabilirsiniz.

Yorum Yaz
Yorumları Gör

Yorum Yaz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.
İşaretlenen alanların doldurulması gereklidir*