Washington-Ankara hattında yalan rüzgârı

Washington-Ankara hattında yalan rüzgârı

ABD ile Türkiye’nin uzun süren görüşmelerin ardından vardıkları İncirlik mutabakatı ‘yalan’ hikâyesine döndü.

Türkiye sınırında IŞİD’den arındırılacak bölgenin niteliği, PYD’nin bölgeye girip girmeyeceği gibi konularda Ankara’dan yapılan her açıklamaya Washington’dan yalanlama geliyor. Taraflardan  gelen çelişkili açıklamalar iki başkent arasında güven bunalımına işaret ediyor.

Türkiye, uzun süre karşı çıkmasının ardından geçen ay ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyona İncirlik ve bölgedeki diğer üslerini açtı. Ankara ile Washington arasında varılan mutabakat, IŞİD’le mücadelede dönüm noktası olarak değerlendirildi. Ancak mutabakatın kapsamı konusunda taraflardan gelen çelişkili açıklamalar Washington ile Ankara’nın, ‘anlaşma konusunda anlaşmadıklarına’ işaret ediyor. Ankara’dan mutabakatın içeriğine dair yapılan her açıklamaya Washington’daki yetkililer tarafından yalanlama geliyor. Son olarak önceki gün İncirlik’ten kalkan Amerikan uçaklarının IŞİD hedeflerini vurup vurmadığı konusunda iki taraftan zıt yönde açıklamalar geldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, bu üste konuşlu F-16 uçaklarının Suriye’de IŞİD mevzilerine hava operasyonu yaptığını açıkladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise dün operasyonu yalanlayarak Amerikan jetlerinin sadece keşif uçuşu yaptığını savundu. Ancak bu açıklamadan birkaç saat sonra Cumhuriyet’e konuşan ABD Savunma Bakanlığı sözcüsü Laura Seal, Çavuşoğlu’nu yalanlayarak jetlerin saldırı gerçekleştirdiğini söyledi.

GÜVENLİ BÖLGEDE GÜVEN BUNALIMI!

Taraflar arasında en büyük ihtilaf, Suriye sınırında Fırat Nehri’nden 100 kilometre batıya uzanacak ve 45 kilometre derinliğe sahip olacak IŞİD’den arındırılacak bölge konusunda yaşanıyor. Azez ile Cerablus kasabalarının arasında kurulması planlanan hattı Ankara ısrarla “güvenli bölge” olarak niteliyor. Obama yönetimi ise Suriye’nin kuzeyinde Suriyeli muhaliflerin kontrolünde olacak ve mültecilerin dönebileceği güvenli bir ortam oluşturmaya çalıştıklarını teyit ediyor ancak uluslararası hukuki boyutları olan ‘güvenli bölge’ tabirini kullanmaktan şiddetle kaçınıyor. En son çarşamba günü ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Mark Toner, “Bir güvenli alan, güvenli bölgeden bahsetmiyoruz. Bahsettiğimiz şey, IŞİD’i bölgeden püskürtecek süreklilik arz eden bir gayret.” açıklamasını yaptı. Güvenli bölge için iki hayati şart var: Alanın karadan ve havadan korunmaya alınması. Yaklaşık 4 bin 500 km2 alandan bahsediliyor. Neredeyse Ankara’nın iki katı genişlikte. Kara güvenliğini muhaliflerin sağlaması; gerektiğinde hava emniyetinin ise ABD ve Türk uçaklarınca temin edileceği söyleniyor. Türk tarafı buna “güvenli bölge” diyor; ABD ise kesinlikle karşı çıkıyor. Muhalif güçlerin bu geniş alanın kara güvenliğini ne kadar sağlayacağı da şüpheli. Bu bölgeye Esed rejimi hava saldırısı yaparsa ABD ve Türkiye’nin Esed ile doğrudan savaşa girmesi söz konusu. ABD ise bunu istemiyor.

PYD DÜŞMAN MI, MÜTTEFİK Mİ?

Anlaşmadaki bir diğer anlaşmazlık(!) ise PKK’nın Suriye kolu PYD güçleri konusunda. PYD’nin silahlı kanadı YPG’yi IŞİD’le savaşta karadaki en etkin güç olarak gören Washington, İncirlik Üssü’nün kullanımına başlanmasıyla artık PYD’ye daha rahat yardım götürebileceklerini açıkladı. Ankara’dan YPG’nin vurulmamasını istediklerini, Türk hükümetinin de bunu kabul ettiğini duyurdu. Önceki gün AA’ya konuşan Türk diplomatik kaynaklar ise tam tersi bir açıklama yaparak IŞİD’den arındırılacak bölgeye PYD’nin girmemesi konusunda ABD ile mutabık olunduğu aktardı. Ancak buna da dün Washington’dan yalanlama geldi.

 
Beyaz Saray, Erdoğan’ın ‘Kobani’ açıklamasını doğrulamıyor
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, geçen yıl IŞİD’in Suriye’nin Kobani şehrine saldırısıyla ilgili olarak tepki çeken, “Kobani düşüyor” ifadesini o dönem ABD Başkanı Barack Obama’nın telefonda kendisine söylediği iddiasını Beyaz Saray doğrulamıyor. Erdoğan önceki gün Ak Saray’da yaptığı konuşmada bu konuya yeniden değinerek, “Sayın Obama beni aramıştır’ işte iki güne kalmaz Kobani düşer, burada sizden yardım istiyoruz’ demiştir.” ifadelerini kullanmıştı. İki liderin 19 Ekim 2014 tarihinde yaptığı görüşmede böyle bir diyaloğun geçip geçmediği ile ilgili Zaman’a konuşan Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, Erdoğan’ı teyit etmekten kaçındı. ABD’li yetkili, konuyla ilgili olarak telefon konuşması üzerine o dönem Beyaz Saray’ın açıklamasına bakılmasını istedi. Beyaz Saray’ın bahsi geçen telefon görüşmesine dair açıklamasında Erdoğan’ın Obama’ya atfettiği ifadeler bulunmuyor. Açıklamada, Erdoğan ve Obama’nın Kobani’deki en son durumu tartıştıkları ve IŞİD’in ilerlemesinin önünü almak için atılması gerekli olan adımları konuştuklarını ifade ediliyor. Konuyla ilgili bir diğer husus da Erdoğan’ın büyük tepki çeken ve HDP tarafından istismar edildiğini iddia ettiği “Kobani düştü düşecek” açıklamasını, Obama ile telefon görüşmesinden neredeyse iki hafta önce 7 Ekim 2014’te yapmış olması.

Write a comment

No Comments

No Comments Yet!

Let me tell You a sad story ! There are no comments yet, but You can be first one to comment this article.

Write a comment

Only registered users can comment.