CPJ: 1 Kasım genel seçimlerine giderken gazeteciler için iklim zehirli

CPJ: 1 Kasım genel seçimlerine giderken gazeteciler için iklim zehirli

Türkiye’de özgür basına yönelik arttan baskıları eleştiren Uluslararası Gazetecileri Koruma Cemiyeti’nin (CPJ) Avrupa ve Orta Asya Koordinatörü Nina Ognianova, ‘‘1 Kasım genel seçimlerine giderken gazeteciler için iklim zehirli (toksitli)’’ dedi.

Türkiye’deki özgür basına yönelik baskıları Euobserver adlı internet sitesine makale yazan Ognianova, geçtiğimiz hafta CPJ’inde içinde bulunduğu sekiz uluslararası bağımsız gazeteci kuruluşu ile Türkiye’ye yaptıkları ziyarete dikkat çekti.

Geziden edindikleri izlenimi paylaşan Ognianova, ‘‘1 Kasım genel seçimlerine giderken gazeteciler için iklim zehirli’’ diyerek medya üzerindeki baskıların nefes aldırmayacak kadar yoğun olduğuna işaret etti.

AB, BASINA KARŞI BASKILARA TAVİZSİZ OLMALI

Türkiye’de mevcut şartların bu şekilde devam etmesine izin verilemeyeceğini vurgulayan Ognianova, Avrupa Birliği’ne (AB) aday Ankara’dan Bürüksel’in gazetecilere yönelik açılan davalara karşı tavizsiz olmasını istedi. Ognianova, ‘‘Katılım sürecinin bir parçası olarak AB, Türkiye’den hakaret, suç ve anti-terör kanunlarında köklü reform yapmasını talep etmeli. Gazetecilerin mesleklerini yapabilmeleri için de hoşgörüsüz hükümet yetkilileri ile hevesli savcıların yazılan makalelere karşın açmış olduğu davaları da kaldırılması istenilmeli’’ diye yazdı.

CPJ’in deneyimli uzmanının makalesinde, Recep Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden yalnızca bir ay sonra 236 kişi hakkında hakaret soruşturması başlatıldığı ve bunların 105’inin mahkemeye sevk edildiğine dikkat çekildi. Öğrenciden akademisyene, gazeteciden eski Türkiye güzeline kadar toplumun her kesiminden insanın Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ile dava açıldığına işaret eden makale, sanıklar hakkında dört yıla kadar ceza istendiği aktarıldı. Ognianova, Erdoğan’ın eleştiriye açık bir kişiliği bulunmadığını da dikkat çekti.

CPJ olarak Türkiye’de yaşanan gelişmeleri not ettikleri ve hemen hergün bir başka gazetecinin Türk yetkilileri tarafından iftiraya maruz kaldığına şahit olduklarını vurguladı. AB’nin Hırvatistan’ın üyeliği için basın hürriyeti ve bu alanda reformlar istediğini hatırlatan Ognianova, aynı durumun Türkiye’den istenmemiş olmasını eleştirdi.

RESUL ACİLEN SERBEST BIRAKILMALI

Ognianova, makalesinde Diyarbakır’da terör örgütlerine destek iddiası ile VICE News muhabirleri ile birlikte tutuklanan Muhammed İsmail Resul’un derhal serbest bırakılması gerektiğini de kaleme aldı.

Resul ile birlikte 27 Ağustos günü tutuklanan iki İngiliz gazetecinin serbest bırakıldığını hatırlatan Ognianova, Türk yetkililerin Irak asıllı gazeteciyi içeride tutabilecek bir delili hala ortaya koyamadığına dikkat çekti.

ATTIĞI TWEET NEDENİ İLE GENEL YAYIN YÖNETMENİNİ İÇERİ ATTILAR

CPJ’in deneyimli uzmanı Ognianova, Today’s Zaman Yayın Yönetmeni Bülent Keneş’in attığı tweet nedeni ile tutuklanmasına da makalesinde yer ayırdı. Ognianova, bu ayın başında Keneş’in hapse gönderildiğini hatırlatarak, yurt dışına çıkma yasağı şartı ile serbest bırakıldığı ancak davanın kapanmadığını söyledi.

Hollandalı gazeteci Frederike Geerdink’in Muhammed Resul’a ithaf edilen aynı suçlama ile Türk yetkililer tarafından sınır dışı edildiği de makalede yer aldı. Ognianova daha sonra şöyle devam etti; ‘‘Türkiye, AB’nin temel prensiplerinden olan şeffaflığı sağlamadıkça, ki bu basın özgürlüğü ile mümkündür; yalnızca AB fonlarından mültecilere yardım veya enerji meseleleri ile uluslararası güvenilir bir partner olması mümkün değil’’ diye yazdı.

AB’nin Türkiye ile jeopolitik öncelikler yerine ilişkilerinde basın özgürlüğünü temel odak alan politika geliştirmesini isteyen CPJ uzmanı, Türkiye’de basın reformunu talep edilmesi gerektiğini ve bunun Brüksel’in de çıkarına olacağını vurguladı.

Ognianova, Suriyeli mülteci krizine de AB’nin daha fazla Türkiye’ye yardım etmesi gerektiğini de dile getirdi. Bu konuda hem Türkiye’nin hem de AB’nin birbirlerine muhtaç olduğunun altını çizen Ognianova, ‘‘Brüksel liderleri, Türkiye’nin iç politikadaki otoriter eğilimlerinin son bulmasına yönelik yapacağı baskı çok önem arz ediyor. AB bu konuda hiç zaman kaybetmemeli’’ dedi.

Sezai Kalaycı
Yorum Yaz

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış!

Henüz hiçbir yorum yapılmamış. Ama bu habere ilk yorum yapan siz olabilirsiniz.

Yorum Yaz
Yorumları Gör

Yorum Yaz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.
İşaretlenen alanların doldurulması gereklidir*