Büyük İslam Alimi Şeyh Edebali’den Georgia Valisi Nathan Deal’a

Büyük İslam Alimi Şeyh Edebali’ den Georgia Valisi Nathan Deal’a …

Amerika’nın kuzeyinde alay konusu olan güneylilerin 5 cm lik kar kabusu sonucunda Georgia Eyaleti Valisi Nathan Deal, Atlanta Belediye Başkanı Kasım Reed, Georgia olağan üstü hal sorumlusu Charley English ve diğer devlet yetkilileri yaşananlardan dolayı özür dilemek için 2 gündür defalarca kameralar karşısına çıktılar.

“Hava şartlarından dolayı yaşananlarla mücadele şeklimizden hiç memnun olmadığımı ve çok üzgün olduğumu belirtmek isterim.” diyerek sözlerine başladı Vali, yeterince hazırlıklı olmadıklarını ve bu konuda sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul ettiğini belirterek bütün bu yaşananlardan dolayı herkesten özür diledi.

5 cm kadar yağan kar ve buzlanma Atlanta’da sürücülerin 12 saat kadar araçlarının içinde kalmasına, oluşan kazalardan ve trafiğin ilerlememesinden dolayı insanların geceyi alışveriş merkezlerinde, benzin istasyonlarında geçirmelerine, yüzlerce öğrencinin okulun spor salonunda sabahlamasına, yüzlerce erişkin, bebek ve çocuğun araçların içinde aç ve soğukta sabahlamasına sebep olmuştu. Yaşananlara sebep olan şey hakikaten gülünç olsa da sonuçları ise bir o kadar vahimdi.

Ancak devlet yetkililerinin ise halkın karşısına geçip sorumluluğu üstlenmeleri, hata yaptıklarını kabul etmeleri, hesap verebilirliğin ne kadar önemli olduğunu göstermeleri ve herkesten özür dilemeri ise onurlu bir davranıştı. Onurlu bir başkanın, oy kazanmanın yolunun, bir başarısızlık ve problem durumunda, bahaneler üretmek ya da başkalarını suçlamaktan geçmediğini iyi bildiğini göstermesi ne kadar ulvi bir tavırdı.

Bu tavrı gösteren kişi birkaç ay önce Atlanta’nın en işlek otobanında bulunan gişeleri yapılan masrafı beklenenden önce geri kazandırdığı için normal süresinden 3 yıl önce kaldıran kişiydi. “Söz vermiştim sözümüzü tutmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.” demişti.

Bazen acziyetini ve hatasını kabul etmesi ve bunu ilan etmesi, güçlü olduğunu ispat etmeye çalışmaktan çok daha fazla yakışıyordu bir devlet büyüğüne.


Birkaç gündür bütün bunları izlerken  ve bir taraftan da ülkemi takip ederken, 623 sene hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu’nun fikir babası olan büyük İslam Alimi Şeyh Edebali’nin, damadı Osman Gazi’ye öğütlerini hatırladım…

“Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana… Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana… Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana… Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..

Ey Oğul!

Yükün ağır, işin çetin, gücün kula bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin. Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize vaat edilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.

Oğul!

Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.

İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir…

Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki alime, zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervasız, kahraman, gözü pek) derler.


En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar.. (Bu nasihat Osmanlıyı 600 sene yaşatmıştır.) İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!..


Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. Hayvan olur, semeri kalır; insan olur eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı… Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli. Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz. Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!..

Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da! Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin. Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!.. Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın.”

 

ve sarsıldım birkez daha… ve dedimki…

biri çıksa bu öğütleri hatırlatsa ve deseki bu devletin bekası için bunlar şart…

ve biri çıksa dinlese…

Write a comment

No Comments

No Comments Yet!

Let me tell You a sad story ! There are no comments yet, but You can be first one to comment this article.

Write a comment

Only registered users can comment.